Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1507 E. 2009/1202 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1507
KARAR NO : 2009/1202
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir.
Davalı, boyama işleminin ayıplı olması nedeniyle reklamasyon faturası kesildiğini, alacağı kalmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, savunma doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Hükme dayanak bilirkişi raporunda 1549 adet triko kazak üzerinde inceleme yapılmış, fason boyama işlemi kusurlu olduğundan davalı tarafından ihraç edilemeyeceği belirtilmiştir. Davalı her ne kadar 26.07.2005 tarihli 24.281,57 TL; 27.07.2005 tarihli 5.668,07 TL tutarlı reklamasyon faturalarına göre ayıp tutarının alacaktan mahsubunu istemiş ise de bilirkişiler sadece 1549 adet üzerinde inceleme yaptığından ve yurt dışına gönderilen trikoların incelemesi yapılamadığından ayıp miktarı ancak elde kalan kazak sayısınca kanıtlanmış kabul edilmelidir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş bilirkişilerden ek rapor alınarak, 1549 adet triko kazağın ayıpsız haliyle değerini piyasa fiyatlarına göre saptamak, bundan ayıplı haliyle satılıp satılamayacağı, şatışı mümkün ise bu satış bedelinin mahsubuyla, davacının bakiye iş bedeli alacağından düşürülerek kalan miktar üzerinden, ayrıca takipten önce temerrüdün varlığı da araştırılmak suretiyle işlemiş faiz hakkında da inceleme yapılarak sonucuna göre hükme varmaktan ibarettir (BK’nın 360. ve 101/I.md.). Bu hususlar üzerinde durulmadan ve kanıtlanamayan ayıp bedelinin de mahsubuyla davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.