Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/655 E. 2006/2111 K. 27.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/655
KARAR NO : 2006/2111
KARAR TARİHİ : 27.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.9.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanunun 747.nci maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulmasına ilişkindir.
Davacılar … … ve … … maliki oldukları 216 ve 276 parsel sayılı taşınmazlara davalıya ait 215 ve 275 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemişler, davalı davanın reddini dilemiş, yerel mahkemece dava kabul edilmiş ve hükmü davalı temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi
./..
2006/655-2111
-2-
araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir.
1- Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davalı … …’ya ait 216 parsel sayılı taşınmazın genel yola cephesinin bulunduğu bu nedenle mutlak ve nisbi geçide ihtiyacı olmadığı, mutlak geçite ihtiyacı olan davacı … …’ya ait 276 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının sağlanması için az yukarıda belirtildiği gibi tüm alternatifler değerlendirilerek objektif esaslara uygun güzergah belirlenmediği, kurulan geçit hakkının tapu siciline kaydına karar verilmediği ve kabule göre de tespit edilen geçit bedelinin hükümden önce depo ettirilmediği anlaşılmaktadır.
2- Hal böyle olunca yerel mahkemece yapılacak iş; mutlak ve nisbi geçit ihtiyacı olmayan 216 parsel maliki davacı … …’nın davasını red etmek, mutlak geçide ihtiyacı olan 276 parsel maliki davacı … …’ya komşu 807 parsel malikine de davayı yöneltmesi için önel vermek, 807 parsel malikine dava yöneltildikten sonra az yukarıda belirtilen ilkeler ışığında araştırma ve inceleme yapılarak ve tüm alternatifler değerlendirilerek objektif esaslara göre 276 parsel için uygun geçit güzergahını belirlemek, tespit edilecek
../…
2005/655-2111
-3-
geçit bedelini hükümden önce depo ettirmek ve kurulacak geçit hakkının Türk Medeni Kanunun 748/3 maddesi gereği tapu siciline kaydına da karar vermek olmalıdır.
SONUÇ. Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.