Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5757 E. 2006/7024 K. 19.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5757
KARAR NO : 2006/7024
KARAR TARİHİ : 19.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.10.2004 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin men’i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, meraya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğine ilişkindir.
Dava, … Valiliği İl Tarım Müdürlüğü tarafından açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince davacının öncelikle aktif husumet ehliyetinin olmadığından temyiz edilmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun 4.maddesinde mera, yaylak ve kışlakların hukuki durumu belirlenmiş, 5.maddede mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilecek yerler sayılmış, 6. maddede ise, mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahsis ve tahdit işlemlerinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yapılacağı belirtilerek komisyonun kurulma ve çalışma şekli hükme bağlanmıştır. Anılan yasanın 4/1 maddesinde meraların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu ve bunlardan yararlanma hakkının bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olabileceği hüküm altına alınmış olduğundan; devletin hüküm ve tasarrufu altında olan meralar hakkında Hazinenin mülkün sahibi olması sıfatı ile, Hazine dışında yukarıda belirtildiği üzere yararlanan köy veya belediyenin de kullanıcı sıfatı ile dava açma hakkı vardır. Mera Kanunu 6.maddesinde mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahsis ve tahdidinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yapılacağı belirtilmiş olup, Bakanlığın ve İl Tarım Müdürlüğünün yetkisi tespit, tahsis ve tahsisin değiştirilmesi ile sınırlı olduğundan anılan davacının genel mahkemelerde mera, yaylak ve kışlaklar hakkında onları koruma yada sahiplenmeye yönelik dava açma hakkı açık bir hükümle tanınmamıştır.
Davacının meraya elatmanın önlenmesi davası açma hakkı olmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken bu husus gözetilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.