YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2539
KARAR NO : 2009/2504
KARAR TARİHİ : 29.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davalı taşeron şirketin eser sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararların tazmini istemiyle açılmıştır. Davacı yüklenici şirket dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 500,00 TL istekte bulunmuştur. Dava dilekçesi davalı taşeron şirkete 09.07.2002 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı şirket vekili 11.07.2002 tarihli cevap süresinin uzatılmasını ister dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşme 30.01.1997 tarihlidir. Davacı yüklenici şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin 06.02.1997 tarihi ile 03.03.1997 tarihi arasında davalı taşeron şirkete Türk Lirası olarak ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı taşeron şirket vekili müvekkili şirketin edimlerini tam olarak yerine getirdiğini savunmuştur. Dosya içerisinde bulunan 26 Mayıs 1997 tarihli tutanak başlıklı belgeden davacı yüklenici şirketin iş sahibi şirketle anlaşarak 27 Mayıs 1997 tarihinden itibaren işi terkettiği belirlenmiştir. Davacı yüklenici şirket 27 Mayıs 1997 tarihinde dava dışı iş sahibi şirketle anlaşarak iş sahasını terkettiğine göre, taraflar arasındaki 30.01.1997 tarihli sözleşmeye konu işler nedeniyle olan ilişkinin daha önceki bir tarihte sonlandırıldığını kabul etmek zorunludur. Davacı tarafça tanık gösterilen o tarihte davacı şirketin proje müdürü olan Metin Şahinbaş talimatla alınan ifadesinde davalı taşeron şirketin işi 1997 yılı Mayıs ayında bitirip teslim ettiğini bildirmiştir.
Davacı yüklenici şirket vekili 04.10.2007 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile talebini 24320 Amerikan Dolarına çevirmiştir. Islah dilekçesinin davalı şirkete tebliğine ilişkin belge dosyada bulunmamaktadır. Ancak davalı şirket vekili 25.10.2007 tarihli dilekçesinde ıslah talebine karşı yeniden zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davacı vekili tarafından savunmanın genişletilmesi itirazı ileri sürülmediğine göre, davalı vekilinin ıslaha karşı olan zamanaşımı def’inin de süresinde yapıldığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan … 4. Ticaret Mahkemesinin 1997/1511 Esas sayılı dava dosyasındaki 26.01.1998 tarihli karşı dava dilekçesinde davacı yüklenici şirketin aynı isteklerle dava açtığı, bu davanın takip edilmediği ve 14.04.2000 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca eser sözleşmesine dayanan ilişkilerde zamanaşımı süresi beş yıldır. Bunun istisnası müteahhidin kasıt veya ağır kusuruyla akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olmasıdır. Somut olayda davacı yüklenici şirket dava dilekçesinde fazla hakkını saklı tutarak davalı taşeron şirkete yaptığı ödemenin iadesini istediğine göre burada uygulanması gereken zamanaşımı süresi BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca beş yıldır. Davalı taşeron tarafından iş 1997 yılı Mayıs ayında teslim edildiğine göre zamanaşımı süresi 2002 yılı Mayıs ayında dolmaktadır. Mahkemece zamanaşımının başlangıcının davacı tarafından davalıya gönderilen 22.02.2000 tarihli ihtarname olduğu ve olayda on yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin zamanaşımı def’ilerinin reddine karar verilip, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı taşeron şirkete ödenen iş bedelinin tamamının karşılığını Türk Lirası olarak gösterip Türk Lirası olarak istekte bulunduğuna ve tercih hakkını bu şekilde kullandığına göre, ıslahla taraflar arasındaki sözleşmede dahi yer almayan Amerikan Doları cinsinden talepte bulunması ve bu talebin mahkemece kabul edilmesi de hatalı olup kabul şekline göre bozma nedenidir.
Yapılacak iş davalı taşeron vekilinin zamanaşımı def’ilerinin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı taşeron şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.