Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2383 E. 2009/3051 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2383
KARAR NO : 2009/3051
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapılan ve fesih olunan 15.04.2004 tarihli eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; gerçekleştiği ileri sürülen davacının menfi zarar kapsamında 6.000,00 TL’nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü 30.761,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 15.06.2005 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle menfi zarar kapsamında talep edilen alacağın miktarına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında Rize Merkez İstiklal İlköğretim Okulu inşaatı yapımına yönelik olarak 15.04.2004 tarihli sözleşme yapılmış; ancak sözleşme konusu işin bir kısmını yüklenici davalı şirket yapmış ve sözleşme, sonraki aşamada davalının feshi istemi davacı tarafından kabul edilerek, 16.09.2004 tarihinde geriye etkili sonuç doğurur şekilde fesih olunmuştur.
Davada; 6.000,00 YTL (TL) menfi zarar, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak talep ve dava edilmiştir. Ancak, mahkemece 30.761,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş ise de; davacının dava değerinin arttırılmasına yönelik ıslah talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. HUMK’nın 85. maddesi hükmü gereğince; ıslah, belli oturumda diğer taraf hazır olduğu halde yapılabileceği gibi; öncelikle o tarafa tebliğ edilmek koşuluyla dilekçe ile de yapılabilir. Islahın sözlü olarak yapılması halinde; ıslah talebinde bulunan tarafın bildirimi, duruşma tutanağına yazılarak, HUMK’nın 151. maddesi hükmü uyarınca da imzasının alınması gerekir. Somut olayda, davacı tarafın sözlü ya da yazılı ıslah talebi bulunmadığı halde; karar tarihinde hükmolunan miktara göre mahkemece, noksan başvuru harcı tamamlatılarak yazılı şekilde tahsile karar verilmesi, HUMK’nın 74. maddesi hükmüne aykırı olmuştur.
O halde, mahkemece talep aşılarak uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; davalıdan tahsiline karar verilmesi gereken 6.000,00 TL üzerinden davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin buna göre takdiri gerekirken, taraflar yararına yazılı şekilde fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi ve davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi yerine ret ve kabul oranına göre yargılama giderinin paylaştırılması da doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle karar taraflar yararına bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle de kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.