YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3708
KARAR NO : 2006/4897
KARAR TARİHİ : 26.04.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.1.2003 gününde verilen dilekçe ile (kanalizasyon geçit hakkı) mecra hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunun 744 (önceki Medeni Kanun’un 668.) inci maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca ‘ Her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür…’
Mecra irtifakı kurulması istemine ilişkin davalarda, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise, dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle;
Öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. İhtiyacın saptanması halinde de, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden mecra irtifakının bağlanacağı su, elektrik, gaz ve benzerine ait yol ya da kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Yukarıda söylendiği üzere, mecra irtifakı kurulması istemiyle açılan davalar özünü komşuluk ilişkilerinden alır. Burada komşuluk hukukunun genel bir ilkesi olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi gözetilmelidir. Bu bakımdan mecra irtifakının ihtiyaç sahibi taşınmaz malikinin sübjektif isteği doğrultusunda değil en uygun güzergâh belirlenerek tesisi gerekir. Davacıya ait 43 parselin kuzeyinde yol ve paftaya işlendiğine göre resmi kanalizasyon hattı bulunmaktadır. Mahkemece mecra irtifak ihtiyacının taşınmazın kuzeyindeki bu bölgeden karşılanıp karşılanmayacağı hususu üzerinde hiç durulmamıştır. Bu alternatif de araştırılmalıdır.
Kararın açıklanan bu sebeple bozulması gerektiği gibi yine yukarıda vurgulandığı üzere mecra irtifakının bağlanacağı kaynak ile ihtiyaç sahibi taşınmaz arasındaki bağlantı kesintisiz sağlanmalıdır. Kroki incelendiğinde davacı ihtiyacının camiye ait kanalizasyon yerine bağlandığı anlaşılmakta ise de, mecra irtifakı davalının 38 parselinden sonra kesintiye uğratılmıştır. Krokide en uygun bağlantı biçimi olarak gösterilen … boyalı yerden camiye ait kanalizasyona kadar takip eden güzergâhtan irtifak tesisi için aradaki tüm parsellerin davalı gösterilmesi bir yolla davaya katılımlarının sağlanması ancak ondan sonra şimdiki gibi irtifak kurulması olanaklıdır. Diğer yandan kurulan irtifakın nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği infazda yeni sorunlara yer bırakmamak için açıkça kararda gösterilmelidir. Mahkemenin bu hususlar üzerinde durmaksızın hüküm tesisi doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.