Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1513 E. 2009/1428 K. 13.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1513
KARAR NO : 2009/1428
KARAR TARİHİ : 13.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı yüklenicinin bir üyesinin ödeyeceği toplam aidat kadar meblağın davacı arsa sahibinin tayin edeceği yardım kuruluşuna davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalı, bir kısım hayır kurumuna ve davacıya ödemeleri bulunduğunu, ihtara rağmen davacı hayır kurumunun adı bildirilmediğinden bu şekilde ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Sözleşmenin 4/c maddesince, aidat toplamının davacının göstereceği yardım kuruluşuna aidatın ödeme süresince yapılması kararlaştırılmış ise de daha sonra davacı ödemelerin kendisine yapılmasını kabul etmiş ve davalı tarafından da bu şekilde kısmi ödemeler yapılmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde kooperatif aidatının 2002 tarihine kadar Genel Kurul kararlarına göre olması gereken toplam tutarı 9.648,00 TL bulunmuştur. Her ne kadar ek raporda, inşaatın teslimi gereken 15.08.2000’e kadar aidat hesabı yapılmış ise de bu husus yukarıda sözü edilen sözleşme hükmüne aykırıdır. O halde asıl raporda hesaplanan 9.648,00 TL aidat tutarı ödenmesi gereken miktar olarak kabul edilmeli, davalının gerek davacıya gerekse davacı adına yardım kuruluşlarına ödediği ve mahkemenin de kabul ettiği tutarlar, davacının ödeme makbuzlarındaki imza ve ödenen miktar konusunda HUMK’nın 230 ve devamı maddeleri uyarınca isticvap edilmek suretiyle açıklığa kavuşturmalı, anılan madde hükmünce saptanan ödemeler aidat tutarından mahsup edilerek sunucuna göre hüküm kurulmadır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 13.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.