YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8306
KARAR NO : 2006/10500
KARAR TARİHİ : 05.10.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim ve soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, çekişme konusu 562 parsel sayılı taşınmazda paylı malik olduğunu, ancak isminin ve soyisminin “… Koç” yazıldığını belirterek, “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz 03.09.1974 tarihinde hükmen tescil edilmiştir ve … kızı … Koç adına 3/100 hisse bulunmaktadır. Aynı kayıtta … kızı … adına da 16.06.2003 tarihinde intikal ile tescil edilmiş 5/700 hisse mevcuttur. Tapu kaydına göre bunlar dışında bir çok paylı malik olduğu görülmektedir.
Mahkemece, öncelikle çekişme konusu taşınmazın tapulama tutanağı, varsa dayanak kayıtları ve hükmen tescile esas olan mahkeme kararı getirtilmeli, davacının baba hanesinden itibaren kardeşlerini de gösterir şekilde nüfus aile kayıt tablosu Nüfus Müdürlüğünden istenmeli ve yine kayıt maliki ile
aynı ismi taşıyan bir başka kişinin bulunup bulunmadığı da Nüfus Müdürlüğünden sorulmalıdır. Diğer yandan Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile kayıt maliki olarak görülen “… kızı … Koç” isimli bir kişinin mevcut olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tapuda paylı malik olarak görülen … Koç’un gerçekte … olduğu iddia edildiğine göre bu husus dinlenecek tanıklardan etraflıca sorulmalı, gerektiği takdirde tesbit bilirkişileri dinlenerek bu yön açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacı ile tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olduğu dosyada mevcut delillerden tam olarak anlaşılamadığından, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak, getirilecek kayıtlar arasında gerekli bağlantı sağlanıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.