Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13387 E. 2022/19116 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13387
KARAR NO : 2022/19116
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 16.03.2022 tarihli ve 2021/12023 Esas, 2022/4726 Karar sayılı ilâma karşı, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü;

– K A R A R –

4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak verilen hüküm, davacı idare vekili ile davalılardan …’nin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan delil ve belgelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’un 440. maddesinde yazılı nedenlere uymadığından yerinde değildir. Ancak;
1-Kamulaştırma Kanunu’nun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Pınarhisar ilçesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır.
Dava konusu taşınmaza yukarıda anlatıldığı gibi gerçek satış üzerinden değer biçilmesi gerekirken satış ilânı esas alınarak soyut ifadelerle metrekare birim fiyatı belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu,
2-İlk karar davalılardan … vekili tarafından temyiz edildiğinden, ilk kararda tespit edilen taşınmazın zemin bedelinin, kararı temyiz etmeyen davalı … yönünden kesinleştiği ve bu bedelin davacı idare lehine usulî kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalıların payı hesaplanarak, ilk kararı temyiz eden davalılara ödenmesine karar verilmesi ve davalı … yönünden de bozmadan önceki miktarla sınırlı olarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde karar verildiği, bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;
Davacı idare vekilinin karar düzeltme istemlerinin bu yönlerden kabulü ile Dairemizin 16.03.2022 tarihli ve 2021/12023 Esas, 2022/4726 Karar sayılı onama ilâmının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı idare vekili ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı …’nin tüm, davacı idare vekilinin ise sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Arsa niteliğindeki Kırklareli İli, Pınarhisar İlçesi, Kaynarca Köyü 5725 parsel sayılı taşınmaza bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanunu’nun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Pınarhisar ilçesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır.
Dava konusu taşınmaza yukarıda anlatıldığı gibi gerçek satış üzerinden değer biçilmesi gerekirken satış ilânı esas alınarak soyut ifadelerle metrekare birim fiyatı belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezî yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-İlk karar davalılardan … vekili tarafından temyiz edildiğinden, ilk kararda tespit edilen taşınmazın zemin bedelinin, kararı temyiz etmeyen davalı … yönünden kesinleştiği ve bu bedelin davacı idare lehine usulî kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalıların payı hesaplanarak ilk kararı temyiz eden davalılara ödenmesine karar verilmesi ve davalı … yönünden de bozmadan önceki miktarla sınırlı olarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı …’den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 22.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.