Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/7938 E. 2009/1003 K. 29.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7938
KARAR NO : 2009/1003
KARAR TARİHİ : 29.01.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Uyuşmazlık davacıların murisinin meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece feragat nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, çocukların her biri için 4.500,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacıların murisinin meslek hastalığı sonucu ölümüne neden olan olayda davacının ölüm olayındaki kaçınılmazlık unsurunu kabul ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez
Bu ilkeler gözetildiğinde talep edilen manevi tazminatın ılımlı olduğu, davacıların taleplerinin kabulü gerektiği açıktır.
Öte yandan dava dilekçesinde ölüm tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiği halde faize hükmolunmaması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 500,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, yapılan masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına,
2-Birleşen davanın kabulü ile; davacılar …,….. için ayrı ayrı taktiren 5.000,00’er TL Manevi tazminatın 31.10.2006 ölüm tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanan 600,00’er TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan toplam 5,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Alınması gereken 2.430,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 607,50TL harcın düşümüyle kalan 1.822,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,davacılar tarafından peşin yatırılan 607,50 TL nisbi harç ile 14,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 621,50 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 29.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.