YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12938
KARAR NO : 2008/13800
KARAR TARİHİ : 14.11.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.09.2007 gününde verilen dilekçe ile mera olarak sınırlandırılan taşınmazın tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 35 sayılı parsele ilişkin dava kabul edilmiş, feragat nedeniyle 102 sayılı parselle ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden kadastro çalışmaları sırasında 5242 m2 yüzölçümündeki 35 parsel sayılı taşınmazın 71, 78, 35 ve 36 parsellere uygulanan 08.03.1982 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının miktar fazlası olarak mera niteliğinde sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Davada 919 m2 yüzölçümündeki 20.09.1985 tarihli ve 24 numaralı tapu kaydına dayanılmıştır. Kayıt, kuzey ve doğuda “…”, güney ve batıda “…” sınırları ile çevrilidir. Uyuşmazlığın çözümünde bu kaydın yeterli şekilde uygulanması önem kazanmaktadır.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanununun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddeleri uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Taşınmazın harita ve krokisi yoksa veya bunlar uygulama niteliğinden yoksunsa tapu kaydı ilk tesisinden itibaren getirtilmeli, gitti kayıtlarının yüzölçümlerine ve sınırlarına bakılmalı, bir değişiklik varsa dayandığı belgeler incelenmeli, doğru ve yasal bir nedeni bulunup
bulunulmadığı araştırılmalı, doğru esasa dayanmıyorsa ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmeli, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere komşu taşınmazların tapu kayıtları da getirtilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazırlandıktan sonra yöreyi iyi bilen bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılmalı, kayıtlardaki her sınır bilirkişilere sorulmalı, arazi üzerinde tespit ettirilmeli ve bu sınırlar teknik bilirkişiye çizeceği krokide işaret ettirilmeli, diğer yandan mahalli bilirkişilerin söylediklerinin denetimi açısından komşu taşınmaz revizyon, vergi veya tapu kayıtları uygulanmalı, … taşınmaz yönünün ne şekilde nitelendirdiği üzerinde durulmalıdır.
Mahkemece, bütün bu yönler bir yana bırakılarak yetersiz uygulama sonucu dava yazılı olduğu şekilde kabul edildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.