Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5064 E. 2009/859 K. 17.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5064
KARAR NO : 2009/859
KARAR TARİHİ : 17.02.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, icra takip konusu 1.601,00 YTL asıl alacak üzerinden takip borçlusu davalının itirazının iptâline, fazla istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Karşıyaka (1.) İcra Müdürlüğü’nün 2006/931 Esas sayılı dosyası kapsamından, takip alacaklısı davacı şirketin davalı hakkında başlatılan icra takibinde; 08.08.2006 tarihli ve 2.301,00 YTL tutarlı fatura dayanak alınarak, 1.601,00 YTL asıl alacak ve 60,00 YTL işlemiş temerrüd faizinin tahsilinin istendiği; takip borçlusu davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da, bir yıllık süresi içinde açıldığı tesbit olunmuştur.
Dava ve icra takibine dayanak alınan 08.08.2006 tarihli ve 1372 numaralı irsaliyeli faturada gösterilen raf, dolap, park standı, etejer, kartvizit işlerinin, davacı tarafından yapılmasına yönelik olarak yanlar arasında “sözlü” sözleşme yapıldığı çekişmesizdir. Davalı iş sahibi, iş bedelinin 700,00 YTL olduğunu ve ödendiğini savunmakta; davacı ise, ödeme miktarını kabul etmekle birlikte iş bedelinin faturada yazılı olan 2.301,00 YTL tutarda olduğunu iddia etmektedir. Görüldüğü üzere; yanlar arasındaki uyuşmazlık, iş bedeli tutarından kaynaklanmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmü gereğince, taraflara önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması durumunda iş bedeli, işin yapıldığı zamandaki rayiç piyasa fiyatları itibariyle mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirlenir. Somut olayda, hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporu, anılan yasa hükmünde öngörülen yasal yönteme uygun olmadığı gibi; bilirkişiler de inceleme konusu işin uzmanı değildirler. O halde, mahkemece sözü edilen 13.09.2007 günlü bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak alınarak yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi aracılığıyla, yerinde keşif yapılmak suretiyle işin yapıldığı zamandaki piyasa rayiçlerine göre yapılan işin bedelinin saptanması ve yapılan ödemenin mahsubu ile davacı yüklenici şirketin alacaklı olup olmadığının belirlenmesi ve varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.