YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6321
KARAR NO : 2022/12818
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi-borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular hakkında başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleşmesi üzerine, borçlunun haczedilen mesken hakkında İİK’nun 82/1-12. maddesine dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunarak 39 Ada 127 Parsel’de kayıtlı 3 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile dava konusu mesken niteliğindeki taşınmazın şikayet edenin haline münasip ev alması için gerekli olan 250.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satışının yapılmasına karar verildiği, bu karara karşı borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince; şikayete konu taşınmazın dava dışı borçlu şirket adına kayıtlı olduğundan şikayetçinin şikayet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine hükmedildiği, karara karşı şikayetçi-borçlunun temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay’ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da “aleyhe hüküm verme yasağı” denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir.” (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737). Aynı ilkeler istinaf kanun yolu içinde geçerlidir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf eden şikayetçi aleyhine hüküm kurularak, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen karar kaldırılarak şikayetin reddine karar verilerek, aleyhe bozma ilkesi ihlal edilerek istinaf eden aleyhine karar verilmesi hatalıdır. Dava ehliyeti ve husumete ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkin olup re’sen değerlendirilir ise de, istinaf eden aleyhine hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde; Bölge Adliye Mahkemesi’nce, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın yukarıda yazılı gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarih ve 2022/737 E.-2022/753 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.