Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/909 E. 2006/1879 K. 22.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/909
KARAR NO : 2006/1879
KARAR TARİHİ : 22.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü

K A R A R

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgisinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir ifadeyle mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Bu saptama yapılırken de;
a-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmeli,
b-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmeli,
c-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
d-İstem konusunda tanık dinlenmeli,
e-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar, varsa tespit bilirkişileri de keşif yapılalarak taşınmaz mahallinde dinlenmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
./..
-2-

2006/909-1879
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, … ilçesi … köyü 390, 226, 213, 763 ve 688 parsel sayılı taşınmazların babası … … adına tapuda kayıtlı olduğunu, … …’in baba adının … olduğu halde tapuya … olarak yanlış yazıldığını, yanlış yazılan ismin düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlarla ilgili tapulama tutanakları tapu kayıtları celb edilmiş, C.Savcılığı araştırılması yaptırılmış, 12.9.2005 tarihli oturumda davacıya atfedilen, ancak imzası ile onaylanmayan beyanında, dedesinin adının … olduğu, C.Savcılığı araştırmasına verilen cevapta … oğlu … … isimli bir kişinin yaşamadığı, … oğlu … … isimli şahsında 1986 yılında vefat ettiği bildirilmiş, mahkemece de yanlışlığın tapu kaydında değil, nüfus kaydında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinde davacı …’in babasının …, dedesinin de … oğlu … … olduğu ve 1986 yılında öldüğü açıkça görülmektedir. Nüfus kayıt tablosundaki bu bilgi ile C.Savcılığınca yapılan araştırmaya verilen 6.9.2005 tarihli cevap içeriği çelişmektedir. Diğer taraftan, davacının duruşmada ifade ettiği beyan da zuhule müstenit olduğu açıktır. Çünkü, aksi halde dava açmaması gerekirdi bu ifadesi, dava dilekçesi ters düşmektedir. Az yukarıda açıklanan ilkeler ışığında kesin bir kanıya varabilmek için, davacıdan tanıkları olup olmadığı, varsa dinlenmeleri, dava dilekçesindeki talebi ile duruşmadaki beyanı davacıya açıklattırılıp, aile nüfus tablosu ile C.Savcılığı araştırması arasındaki çelişki giderildikten sonra oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken eksik souşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 22.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.