YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12552
KARAR NO : 2006/14559
KARAR TARİHİ : 07.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydına satış vaadi şerhinin yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 2.7.2003 günlü sözleşmenin tapu siciline şerh verilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Gerçekten, 2644 sayılı Tapu Kanununun değişik 26.maddesi hükmünce 1512 sayılı Noterlik Kanununun 44. maddesinin (B) mucibince noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin taraflardan birinin istemesi üzerine Müdürlükçe, olanaklı görülmezse açılacak dava üzerine mahkemeler tarafından taşınmaz (tapu) siciline şerh verilmesi mümkündür. Ancak bu tür davaların Kadastro Müdürlükleri hasım gösterilerek değil sözleşmenin diğer tarafı davalı gösterilerek açılması gerekir. Böylesine davalarda Kadastro Müdürlüklerine husumet düşmez.
Diğer taraftan eldeki davada, vakıanın ileri sürülüş biçimine göre 2.7.2003 günlü sözleşmenin niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir. Dayanılan sözleşme “Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi” başlığı ile yapılmıştır. Sözleşmenin 4.sayfasında konusunun, 22.12.2000 günlü dava dışı kooperatif ile arsa sahibi olarak hareket eden … ve … …’in o sözleşmede kendilerine bırakılması gereken bloktaki 6 adet bağımsız bölümün davacılara devir ve temliki olduğu görülmektedir. Açıkçası, dayanılan 2.7.2003 günlü sözleşme 22.12.2000 günlü sözleşme ile kazanılacak hakların davacılara temlikine ilişkindir. Bu hali ile sözleşmeyi Borçlar Kanununun
213.maddesinde sözü edilen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi olarak nitelemek de mümkün değildir. Davacılar 2644 sayılı Tapu Kanununun 26.maddesinden yararlanarak sözleşmenin tapu siciline şerhini isteyemeyeceklerinden davanın reddi sonuç olarak doğrudur.
Yapılan yargılamaya, dosyada toplanan delillere göre davanın reddi sonuç olarak doğru olduğundan mahkeme karar gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesince yukarıda yazılı olduğu şekilde DÜZELTİLEREK değiştirilmesine, davacıların bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 7.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.