YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20899
KARAR NO : 2022/18983
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık … hakkındaki mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık …’ nin hükümden sonra 01.07.2022 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
II-Sanık … hakkındaki mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 ay olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre ise;
1-Sanık hakkında adli para cezası bakımından alt sınırdan cezaya hükmedildiği halde, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezası bakımından alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması sureti ile hükümde çelişki meydana getirilmesi,
2-Sanığın doğum tarihinin 20.04.1949 olduğunun görülmesine karşın, dosya arasında bulunan ve 26.03.1949 doğum tarihli … isimli kişiye ait olduğu anlaşılan adli sicil kaydı esas alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanma imkanı bulunmadığına karar verilmesi,
3-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK’nun 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde, 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”01.07.2015” yerin, ”30.06.2015” olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.