YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/333
KARAR NO : 2009/787
KARAR TARİHİ : 16.02.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, HUMK’nın 521. maddesi uyarınca reddi hakem istemiyle açılmıştır. Davacı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile davalı Güriş İnş. ve Mühendislik A.Ş. arasında daha önce hakemde görülen davada verilen karar temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuş, bozmadan sonra yeniden hakem seçimi gerektiğinden davalı şirket hakem olarak ilk davada da görev yapan …’yı hakem olarak tayin etmiştir. Davacı … Müdürlük hakem tayin olunan …’nın Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi’nin 1990/129 Esas, 1990/428 Karar sayılı davada, Güriş İnş. ve Mühendislik A.Ş.nin vekili olarak hareket ettiğini ileri sürerek reddi hakem isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın dayanağını HUMK’nın 521. maddesi oluşturmaktadır. Buna göre hakemler aynı Kanun’un 28 ve devamı maddelerinde düzenlenen reddi hakim sebeplerine müsteniden reddolunabilirler. Aynı maddede, hakemlerin seçildiğine muttali olunduğu tarihten itibaren 5 gün içinde reddi hakem talebinde bulunulabileceği belirtilmiş ise de, 521. maddesinin 2. fıkrasında, Kanun’un 34 maddesinin 2. fıkrasının mahfuz olduğu belirtilmiştir. 2494 Sayılı Kanun ile 34. maddede yapılan değişiklik karşısında 2. fıkranın 1. fıkra olarak anlaşılması gerektiğinden ve davacı kendisine gönderilen 24.04.2008 tarihli faks metni ile durumu öğrenip, 29.04.2008’de davasını açmış bulunduğundan reddi hakem talebinin süresinde yapıldığının kabulü gerekir.
…, davalı şirketin vekili olarak yukarıda numarası yazılı davada görev almıştır. Kendisine verilen vekâlet görevinden azledildiğine dair dosyaya bir belge sunulmamıştır. Azledilmiş olsa bile, HUMK’nın 29/VI. maddesi uyarınca umumiyetle hakimin bitaraflığından şüpheyi mucip esbabı muhimme bulunması halinde hakimin bizzat kendisini reddedebileceği gibi iki taraftan biri canibinden reddolunabileceği açıklanmıştır. Kural olarak bir kişinin başka bir davada vekil sıfatıyla görev yapmış olması tarafsız hareket edemeyeceği şeklinde yorumlanamaz ise de hakem olarak görev alan kişinin daha önce vekil sıfatıyla görev almasının davanın diğer tarafı üzerinde olumsuz etki yapacağı tarafsız hareket edemeyeceği kanısını uyandıracağı da tabiîdir. Bu durumda reddi hakem talebinin kabulü gerekirken istemin reddedilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan HUMK’nın 522/II. maddesi uyarınca hakemlerden birinin red veya istifa sebebiyle ayrılması halinde yerine diğerinin seçileceği ve bu halde hakimin tahkim müddetini temdit edebileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda tahkim süresinin başlayıp başlamadığı üzerinde durularak başlamış ise tahkim müddetinin uzatılmasına karar verilmesi gerekirken bu istemin reddi de doğru olmamıştır.
Yine davacı … 22.12.2005 gün ve 5436 Sayılı Kanunla değişik 5018 Sayılı Kanun uyarınca genel bütçeye dahil kuruluşlara katıldığından ve dolayısıyla harçtan muaf olduğundan davacının harçla yükümlü tutulması da doğru olmamıştır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 16.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.