YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2601
KARAR NO : 2009/2268
KARAR TARİHİ : 17.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalılar arsa sahibidir. Yanlar arasındaki 08.12.1999 tarihli “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi” ve 02.05.2000 tarihli “Düzenleme şeklinde ek sözleşme” noterden re’sen düzenlenmiş olup uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı yüklenici dava dilekçesinde; davalı arsa sahipleri ile yapılan asıl ve ek sözleşme uyarınca yapımını üstlendiği binayı bitirdiğini, sözleşmeler gereği kendi edimini yerine getirdiğini belirterek 13 ve 14 numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptâli ile adına tescilini, dükkanların arsa sahiplerince satılmış olması durumunda dava tarihindeki bedellerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 09.03.2006 tarihli yazısında zemin kat 13 nolu dükkanın 26.10.2005 tarihinde arsa sahibi … tarafından, dava dışı …’a satıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili 21.12.2006 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile “satılmayan 14 nolu bağımsız bölüm ile ilgili tapu iptâli ve tescil talebini atiye terk ettiklerini, satılan bağımsız bölüm nedeniyle fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.
Davalı arsa sahipleri ise, davacı yüklenicinin sözleşmeler ile üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, binada eksik ve kusurlu işler bulunduğunu savunmuşlardır. Davalı arsa sahipleri binada eksik ve kusurlu işler olduğunu ileri sürdüklerine göre, iki tarafa borç yükleyen ve eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı davacı yüklenicinin tapu devrine hak kazanabilmesi için eseri (binayı) eksiksiz olarak teslim etmesi gerekir. Yüklenicinin hakettiğini ileri sürdüğü tapuyu alabilmesi, kendisinin bütün vecibelerini yerine getirmesi şartına bağlıdır.
Somut olayda; mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 20.10.2006 tarihli bilirkişi raporunda, davalı arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerdeki eksik işlerin bedeli 14.575,00 TL, binanın ortak yerlerindeki eksik işlerden davalıların hissesine düşen miktar ise 5.912,00 TL olarak belirlenmiştir. Yine sözleşme gereğince yükleniciye ait iken davalı arsa sahibi … tarafından üçüncü kişiye satılan 13 nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değeri de 55.000,00 TL olarak saptanmıştır. Az yukarıda açıklandığı üzere, yüklenici ıslah dilekçesi ile 14 nolu bağımsız bölüm yönünden tapu iptâli ve tescil talebini atiye bırakmış ve satılan bağımsız bölüm yönünden de talebini bedele dönüştürmüştür.
Bu durumda; bilirkişilerce belirlenen binadaki eksik ve kusurlu işler bedeli olan (14.575,00+5.912,00=20.487,00 TL)’nin, arsa sahibi tarafından üçüncü kişiye satılan dairenin 55.000,00 TL’lik değerinden mahsubu ile kalan 34.513,00 TL’nin yüklenici alacağı olduğu kabul edilerek, 21.12.2006 tarihli yüklenicinin ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar nazara alınmak sureti ile ve taleple de bağlı kalınarak 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesi yerine, 34.513,00 TL binadaki eksik işler bedeli kabul edilip, davacının ıslah dilekçesi de gözardı edilerek “davacının 34.513,00 TL’yi verilen kesin mehile rağmen mahkeme veznesine depo etmediği, iskân raporunu almadığı, bu nedenle tapu iptâli ve tescil şartlarının davacı lehine gerçekleşmediği” gerekçesiyle yanlış değerlendirme sonucu davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 14 nolu bağımsız bölümün tesciline ilişkin talep atiye terk edildiği ve davalılar tarafından atiye terk beyanına karşı çıkılmadığı halde bu bağımsız bölüm yönünden “karar ittihazına yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken red kararı verilmesi de bozma nedeni sayılmıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yüklenici yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.