Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5276 E. 2009/1018 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5276
KARAR NO : 2009/1018
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İzmir (1.) İcra Müdürlüğü’nün 2006/8940 sayılı takip dosyası kapsamından; alacaklısı davacı tarafından adî takip yolu ile davalı şirket hakkında başlatılan icra takibinde, 3.614,28 TL asıl alacağın tahsilinin istendiği, davalının süresindeki itirazı sonunda takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da bir yıllık süresi içinde açılmış olduğu tesbit olunmuştur.
Davacı ve davalı arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Ancak, davacı davalıya ait … plaka sayılı aracın motor yapımı, kaporta, boya ve parça değişim işlerini yaptığını ve hasarlı aracın çekilmesi masrafı dahil iş bedelinin ödenmediğini ileri sürmekte; davalı ise, bu işlerin davacıya yaptırılmadığını savunmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ve bu kapsamda davacı … tarafından düzenlenen 07.08.2006 tarihli faturadan anlaşıldığı üzere; davalı aracının karıştığı ilk kazada hasarlanan ön motor kaputu ve ön panel değişimi ile ilgili far yuva saçlarının düzeltilmesi, ön tampon değişmesi, sağ-sol farların değişmesi ve kaporta boya işleri yapılması işinin bedelinden olan (519,20) TL tutarındaki takip konusu alacak miktarı yargılama sırasında ve 19.06.2007 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenmiştir. Kaldı ki, davalı aracının karıştığı iki trafik kazasında oluşan hasarların onarım işinin yüklenici davacı tarafından yapılmış olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Az yukarıda açıklanan tutardaki bedelin ödenmiş olmasıyla da sözü edilen onarım işi ile ilgili tüm iş bedelinin yüklenici davacıya iş sahibi davalı tarafından ödenmiş olduğu çekişmesizdir. Yargılama sırasında ödenen uyuşmazlık konusu alacak hakkında davanın konusu kalmamıştır.
Uyuşmazlık konusu olan diğer alacaklar ise, davalı aracının motorunun arıza yapması sonucu davacının iş yerine çekilmesi için davacı tarafından ödenen bedel ile motorunun onarımı ile ilgili malzeme dahil ödenmediği ileri sürülen dava ve takip konusu yapılan alacaklardır. Davalı bu işlerin yüklenici davacı tarafından yapılmadığını savunduğuna ve akdî ilişkiyi inkâr etmiş olduğuna göre, bu işlerin yapımı ile ilgili yanlar arasında sözlü olarak akdî ilişkinin kurulmuş olduğunu ve uyuşmazlık konusu bedellerin istenebilir olduğunu davacı yüklenicinin HUMK’nın 288. maddesi gereğince yasal ve yazılı delille kanıtlaması zorunludur. Davacı yasal delil kapsamında yemin deliline dayanmış bulunduğundan mahkemece, motorla ilgili malzemeli onarım işinin yapımına ilişkin yanlar arasında sözlü sözleşme yapıldığını, bu sözleşme konusu işin yapılarak teslim edildiğini ve bedelinin istenebilir olduğunu, ayrıca çekici bedelinin kendisi tarafından ödendiğini kanıtlayabilmesi için davalıya yemin önerme hakkının bulunduğunun davacıya hatırlatılması zorunludur. Yeminle ilgili yapılan yargısal işlemler sonucu açıklanan hususların kanıtlanmış olması durumunda da; iş bedelinin tutarına yönelik uyuşmazlık olduğundan Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yöntemle uyuşmazlık konusu işin bedelinin, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçleri itibariyle bilirkişiye tesbit ettirilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, yargılama sırasında ödenen 519,20 TL’nin de icra takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre içinde %25 oranını aşmamak üzere değişen oranlar da gözetilerek temerrüt faizi tutarının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun da mahkemece gözetilmemiş olması doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.