YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3232
KARAR NO : 2009/2273
KARAR TARİHİ : 17.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.02.2006 günlü sözleşme uyarınca davacı tarafından imal olunan ve davalıya teslim edilen “denizaltı gemileri için karbondioksit absorberin” sözleşmeye aykırı bulunması ve reddedilmesi sebebiyle müsbet ve menfi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece imalât bedelinin tahsiline, fazla istemin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan sözleşmede ilk muayene sonucunda kabul görmeyen imalâtın ikinci kez muayenesinin istenebileceği ve bu muayene sonunda da kabul görmemesi halinde davacı yüklenicinin muayene sonucuna itiraz edemeyeceği delil sözleşmesi olarak kabul edilmiştir. 10.04.2006 tarihinde yapılan ilk muayenede imalât fiziki muayene yönünden uygun görülmüş, ancak laboratuvar muayenesinde reddedilmiştir. 01.11.2006 tarihinde, itiraz üzerine yapılan ikinci muayenede ise “kutunun (kanister) teknik resmine göre yapılan ölçü kontrol raporunda karar verilemediği” belirtilmiştir. Bu haliyle sözleşmedeki delil sözleşmesi maddesine dayanılarak sonuca varılamayacağı ortadadır. Mahkemece de alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hükme varılmış ise de raporu düzenleyenlerden birisi hukukçu diğeri ise maden mühendisi kişiler olup konusunda uzman bulunmadıkları ortadadır. Rapora yapılan itirazlar da gözetildiğinde mahkemece makine mühendisi, kimya mühendisi ve maden mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınıp varsa itirazlarda değerlendirilerek sonuca varılmalıdır.
Diğer yandan davada ticari temerrüt faizi istendiğinden 3095 Sayılı Kanunun 4489 ve 5335 Sayılı Kanunlarla değişik 1. maddesi uyarınca ticari faiz yürütülmesi yerine avans faizine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bendde yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı idare yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.