YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/771
KARAR NO : 2007/1618
KARAR TARİHİ : 22.02.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 106 ada 13 ve 120 ada 3 parsellerde “…” yazılan isminin “…” olarak düzeltilmesi istemiştir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş,
Hükmü, davalı … Sicil Müdürlüğü temyize getirmiştir.
Bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bunun için de mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Somut olayda; tapu kaydında yazılı olduğu gibi … oğlu … … isimli bir kişinin ve kaydının olmadığı Nüfus Müdürlüğü ve yaptırılan zabıta araştırması sonucu bildirilmiş, dinlenen tanık, taşınmazların davacıya ait olduğunu ifade etmiş ise de, davacı …’ın nüfus kaydına göre 10.02.1969 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya getirilen dava konusu taşınmazlara ait tapulama tutanaklarından her iki parselin de senetsizden zilyetliğe istinaden 1990 yılında … … adına tesbitinin yapıldığı ve tesbit malikinin doğum tarihinin 106 ada 13 parselde 1940, 120 ada 3 parselde ise 1950 olarak yazıldığı görülmektedir. 106 ada 13 parsele ait tapulama tutanağının edinme sebebi bölümünde taşınmazın vergi kaydı ile…oğlu
… adına kayıtlı iken bu yerini 1965 yılında torunu … oğlu … …’a hibe ederek zilyetliğini devrettiği belirtilmiştir. Davacının 1969 doğumlu olduğu gözönüne alınırsa, 1965 yılında kendisine taşınmaz hibe edilemeyeceği de açıktır. Yine, 120 ada 3 parselin tapulama tutanağı edinme sebebi bölümünde de tesbit malikinin 30 yılı aşkın süredir taşınmazda zilyet olduğu yazılmıştır. Davacının doğum tarihi ile tesbit tarihi dikkate alındığında bu yönde de bir çelişki bulunduğu açıkça görülmektedir. Şu duruma göre, mahkemece açıklanan bu yönler üzerinde durulmadan, davacının dedesinden itibaren nüfus aile kayıtları getirilerek denetlenmeden, tapulama tutanaklarının edinme sebebi bölümündeki açıklamalar ile tesbit malikinin tutanağa yazılan doğum tarihi ve davacının doğum tarihi gözetilerek dinlenecek tanıklara bu husus sorulup açıklattırılmadan ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu tereddütsüz şekilde saptanmadan, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar doğru bulunmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.