YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1716
KARAR NO : 2022/8399
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında karşılıklı görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm; davacı/karşı davalı tarafından duruşmasız, davalı/karşı davacı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 01/11/2022 tarihinde davalı/karşı davacı vekili Av. … geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; elma bahçesi niteliğinde olan taşınmazı 11/09/2009 başlangıç tarihli ve 30 yıl süreli sözleşme ile kiraladığını, davalının 28/11/2012 tarihinde kira sözleşmesine konu ağaçları haberi olmadan kestiğini, bu nedenle elde edeceği gelirden mahrum kalmasına sebep olduğunu, Eğirdir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/14 D.İş sayılı dosyasında zararının tespit edildiğini ileri sürerek; 82.798 TL tazminatın 28/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini istemiş; açtığı karşı davada; davacının, 2010 yılında bahçedeki ağaçların yarısını kestiğini, 2010 yılında kesilen ağaçlar nedeniyle gelir kaybına uğradığını, ayrıca 2012 yılı hasılatından payına düşen kısmı ödemediğini ileri sürerek, ıslah ile 70.820 TL’nin karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince verilen 18/10/2016 tarihli ve 2016/3681 Esas, 2016/5992 Karar sayılı ilamla; tespit sonucunda alınan bilirkişi raporunda, dava konusu edilen taşınmazda 4 yaşlarında olduğu tahmin edilen 110 adet elma fidanlarının toprak seviyesinden kesici bir aletle kesilmiş oIduğu, yaklaşık 20 kadar fidanın tahminen traktör ile üzerinden geçilmesi nedeniyle kırılmış ve kabuklarının soyulmuş olduğu, 30 adet elma fidanının toprak yüzeyindeki kuruyan otların yakılması suretiyle zarar gördükleri, toplamda 160 adet çöğür anaçlı elma fidanının hayatiyetlerini kaybetmiş oldukları tespit edildiği halde, mahkemece elma fidanları ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, bu nedenle davacı kiracının ekonomik ömrünü dolduran ağaçlar dışında kalan elma fidanları yönünden uğradığı gelir kaybının belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi; karşı dava yönünden ise, karşı kiraya verenin 2012 yılı hasılatından elde edilen gelirden payına düşen kısmın tahsilini talep ettiği, kira alacağı talebi hakkında yeterli bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, bu konuda taraf delilleri değerlendirilerek davalı-karşı davacının 2012 yılı hasılat kira alacağı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu ile hayatiyetini kaybeden fidanlar nedeniyle uğranılan zararın 14.560 TL olarak belirlendiği, sözleşmeye göre davacı kiracının bu kaybın %60’ını talep edebileceği, karşı dava yönünden ise 2012 yılı gelirinin zararı karşılanmadığı, bu nedenle anılan yıla ilişkin olarak karşı davacıya ödenmesi gereken bir bedel bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 8.736 TL tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin istem ile karşı davanın reddine karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde; “… (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” düzenlemesi yer almaktadır.
Hal böyle olunca, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle davacı lehine hükmedilen 1.740 TL vekalet ücretini geçecek şekilde davalı lehine 10.428,06 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
3) Kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede;
Harç kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece gözetilmesi gerektiği gibi temyiz nedeni olarak ileri sürülmese dahi Yargıtay tarafından da re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
Yargılama harçları ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan, diğer bir değişle aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK 326. mad.) Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği, hem de karar ve ilam harcı ve devlet hazinesi tarafından peşin olarak ödenen giderler gibi, devlete ödenmesi gereken harçlar ve giderlerdir.
Somut olayda; dava, niteliği itibariyle harca tabi olduğu halde, mahkemece harcın hüküm altına alınmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanması HMUK’nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 6. bendinde yer alan “6-Asıl davanın kısmen reddi nedeni ile …Ü.T. Göre hesaplanan 10.428,06-TL nispi vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,” ifadesinin çıkartılarak yerine “6-Asıl davanın kısmen reddi nedeni ile AAÜT’nin 13/3 maddesine göre 1.740 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle ayrı bir bent olarak “10-Asıl dava yönünden alınması gereken 596,76 TL harcın peşin alınan 1.414 TL harçtan mahsubu ile kalan 817,24 TL’nin talep halinde davacı-karşı davalıya iadesine, karşı dava yönünden alınması gereken 59,30 TL harcın peşin alınan 1.209 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.149,70 TL’nin talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine,” bendinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 596,75 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.