YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11494
KARAR NO : 2022/14353
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa’nın 141/3, CMK’nın 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK’nın 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği halde, sanıkların her birinin eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilerek delilleriyle birlikte hangi sanıkların hangi ihale sürecindeki eylemleri nedeniyle sorumlu tutulduğu, hangi eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı denetime imkan verecek şekilde somut gerekçelerle ortaya konulmadan, keza sanıkların sabit görülen fiilleri ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği de nazara alınmadan, gerekçesiz olarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa’nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla ihaleye katılan ya da katılmak isteyen konumunda olan sanıklar hakkında suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Sanıklara isnat olunan ihaleye fesat karıştırma suçu açısından kamu zararı meydana gelip gelmediği belirlenmek suretiyle TCK’nın 235/3-b maddesinin uygulanma koşulları ve zamanaşımı hükümleri değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanıklar hakkında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17/a maddesi yollamasıyla anılan Yasa’nın 59/1. maddesi uyarınca yasaklama kararına hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafin ve diğer sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 12/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.