Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3448 E. 2009/3629 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3448
KARAR NO : 2009/3629
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin kalan kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibi şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleri ile açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takibine dayanak yapılan 04.07.2006 tarihli faturanın davalı iş sahibi şirkete tebliğ edildiği kanıtlanamamıştır. Alınan ilk bilirkişi raporunda davacı yüklenici şirketin yaptığı işi kanıtlamasından söz edilmiş, davacı yüklenici şirket tarafından işin yapıldığını kanıtlayan proje ve belgelerin dosyaya konulmasından sonra alınan bilirkişi raporunda davacının istediği bedelin uygun olduğu bildirilmiş, mahkemece de davalı iş sahibi şirketin borçlu olduğu sonucuna varılmıştır. İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Somut olayda itirazın haksızlığı, sunulan belge ve raporların bilirkişiler tarafından incelenmesi sonucu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümü yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı icra takibine itirazında haksız sayılamaz. Bu durumda şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalı iş sahibinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın hüküm kısmının 3 numaralı bendinin karardan tamamen çıkarılmasına, yerine “davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.