Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2740 E. 2009/2767 K. 12.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2740
KARAR NO : 2009/2767
KARAR TARİHİ : 12.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş sahibi tarafından ayıplı imalâtın giderilme bedelinin tahsili ve manevî tazminatın ödetilmesi istemi ile açılmış, mahkemece ayıp ihbar külfetinin yerine getirilmediği ve teslimle eserin olduğu gibi kabul edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle olayda manevî tazminatı gerektirir şartların oluşmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, davalı tarafından yapımı gerçekleştirilen davacıya ait binanın bodrum katının su almasından dolayı ayıplı imalâtın giderilme bedelinin tahsili istemi ile açılmıştır. BK’nın 126. maddesi uyarınca eser sözleşmelerinden doğan davalar 5 yıllık “ve ayıplı malzeme kullanılmış ve ayıplı bir iş meydana getirilmiş ise 10 yıllık” zamanaşımına tâbidir. Dava konusu olayda yapılan imalât 5 yıllık süreyle garanti altına alınmıştır. Aynı Kanunun 359. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eseri teslim aldıktan sonra işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz muayeneye ve kusurları varsa müteahhide bildirmeye mecbur olup, bildirmediği takdirde yüklenici sorumluluktan kurtulur ise de; teslim alınmasından sonra eserde ortaya çıkan gizli ayıplı imalâtlarla ilgili sorumluluğun BK’nın 362/III. maddesi hükmünce öğrenilir öğrenilmez derhal ihbar edilmiş olması koşuluyla devam edeceği ortadadır. Yapıda, bodrum ve zemin katta su alma şeklinde ortaya çıkan kusur, gizli ayıplı

GK
./..
s.2
15.H.D.
2008/2740
2009/2767

imalâttan kaynaklanmış olup, bu imalâtın giderilme bedeli 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde istenebileceği ve ihbar mükellefiyeti yerine getirildiğinden iş sahibinin dava hakkının düştüğünden sözedilemez. Bu nedenle mahkemece alınan bilirkişi raporundaki 19.500,00 TL giderilme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.