Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1304 E. 2009/3247 K. 29.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1304
KARAR NO : 2009/3247
KARAR TARİHİ : 29.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi Bakanlık davalı yüklenici tarafından inşa edilen okulun onarım ve güçlendirme masraflarının tahsilini istemiş mahkemenin davanın zamanaşımı dolduğundan bahisle verdiği ret kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı iş sahibi Bakanlık ile davalı yüklenici şirket arasında 10.07.1995 tarihinde “Kurşunlu Pratik Kız Sanat Okulu İkmâl İnşaatı” yapımı konusunda sözleşme düzenlenildiği, inşaatın ikmal edildiği, dosyadaki kesin kabul tutanağı kapsamına göre 19.08.2004 gün ve 2118 sayılı emirle oluşturulan komisyon marifetiyle kesin kabul incelemesinin gerçekleştirildiği ve düzenlenen kesin kabul tutanağının 31.01.2005 tarihinde onaylandığı görülmüştür.
Eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı BK’nın 128. maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Somut olayda ise bu tarih sözleşme konusu işin kesin kabulünün onay tarihidir. Bunun yanında asıl olarak eser sözleşmelerinde zamanaşımı BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca 5 yıllık süreye bağlı olmakla birlikte yüklenicinin kastı veya ağır kusuruyla akdî hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar ise BK’nın 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunmaktadır.
Somut olayda mahkemece karara esas alınan BK’nın 215/III. maddesi gayrimenkul satışlarıyla ilgili bir hüküm olup, mevcut uyuşmazlıkta uygulama yeri yoktur. Zira uyuşmazlık satış değil eser sözleşmesine dayalıdır ve ihtilâfın halinde BK’nın 355 ve devamı maddelerinin esas alınması gerekmektedir.
Davalı yüklenici taahhüt ettiği işi teslim ederek kesin kabul onayının 31.01.2005 tarihinde yapılmasını sağlamış olmakla anılan tarihten itibaren dava tarihine kadar açık veya gizli ayıp ayrımına gerek kalmaksızın 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı ortadadır. Bunun yanında az yukarıda belirtilen yüklenicinin ağır kusurlu veya kastının olması halinde ise zamanaşımının 10 yıllık süreye tâbi olacağı da gözden kaçırılmamalıdır. Yargılama sırasında yüklenicinin kusurunun ağırlığı veya kastının var olup olmadığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmamış ise de bu hususun gerek kesin kabul komisyonunun oluşturulma tarihi gerekse de kesin kabul tutanağının onay tarihi itibariyle araştırılmasına ihtiyaç kalmadığı kesin kabul onay tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıldan fazla bir süre geçseydi belirtilen durumun araştırılmasının zorunluluk arzedeceği de belirgindir.
Şu halde davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı sabit olmakla davanın esasına girilerek taraflardan toplanacak kanıtların değerlendirilmesi ile bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde olayda uygulama yeri bulunmayan BK’nın satışla ilgili hükümlerine dayalı şekilde zamanaşımından ret kararı verilmesi doğru olmamış, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı Bakanlık yararına, BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.