Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5129 E. 2009/4910 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5129
KARAR NO : 2009/4910
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 18.09.1998 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin aynen ifası, mümkün olmadığı takdirde akdin feshi ve tazminat talepleri ile açılmış, mahkemece sözleşmenin feshine, tazminat isteminin reddine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
18.09.1998 tarihli sözleşme ile davacıya ait 4853 parsel nolu arsa üzerine bodrum + zemin + 5 normal katlı ve her katta iki daire olmak üzere inşaat yapımı kararlaştırılmış iken, alınan inşaat ruhsatına göre bodrum, zemin ve iki katlı olarak inşaata başlandığı, ancak fiilen bodrum, zemin ve üç normal katlı binanın yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece tespit raporundaki bulgulara dayanılarak sonuca gidilmiştir. Tespit raporundaki %45’lik seviye sözleşmede kararlaştırılan beş katlı bina esas alınarak saptanmış olup, yüklenici inşaat ruhsatında belirlenen şekil dışında kaçak inşaat yapımına zorlanamayacağından inşaatın seviyesi, imar durumundaki kat adedine göre belirlenmeli ve belediyeden sözleşmenin yapıldığı tarihteki ve ruhsatın alındığı tarihteki imar durumu sorulmalı, inşaat sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle beş katlı yapımına müsait imar durumu varsa dava şimdiki gibi sözleşmenin feshi ile sonuçlandırılmalı, imar durumu bodrum, zemin ve artı iki kata müsait ise kaçak katın imara uygun hale getirilip getirilemeyeceği araştırılmalı, bu konuda yükleniciye yetki ve mehil verilmeli, yasal hale getirildiği takdirde fesih istemi reddedilip, davacının diğer talepleri değerlendirilmeli, mehil sonunda yapı yasal hale getirilemediği takdirde akdin feshine karar verilmelidir. Ancak her halükârda davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacı vekâlet ücreti ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.