Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4482 E. 2009/4714 K. 14.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4482
KARAR NO : 2009/4714
KARAR TARİHİ : 14.09.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 09 Kasım 1995 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı, davalıya ait Gaziosmanpaşa …….. Çamurluhan mevkiinde kain ve tapunun 4 pafta 7850 parsel numarasında kayıtlı arsa üzerine inşaat yaptığını, davalı arsa malikinin daha önce açtığı sözleşmenin feshi ve tapu iptâli davasının sonucunda akdin feshi ve tapunun iptâline karar verildiğini ileri sürerek eldeki dava ile yaptığı imalât nedeni ile şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin mahkeme kararı ile feshedildiği ve aralarındaki ilişkinin son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, davalının arsası üzerinde yaptığı imalâtın bedelini, arsa sahibinin yararına ve yasal olması şartı ile talep edebilecektir. Mahkemece imalâtın işe yaramadığı, binanın projesinin bulunmadığı, ruhsatsız olduğu ve imar mevzuatına uygun olmadığı, dolayısıyla ekonomik değerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, belediyeden alınan cevapta inşaatın ruhsatı ve onaylı projesine rastlanılmadığı bildirilmiş, yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususu belediyeden sorulmamıştır. Sözleşmenin feshinden sonra davalı arsa sahibinin kaçak inşaatı yıktırmadığı ve üçüncü kat üzerine dördüncü kat inşaata devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği belediyeden sorularak, yasal hale getirilemeyecek ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmeli, aksi takdirde yani mümkün ise yapılacak işlemler belirlenip, davacıya yasal hale getirilmesi için gerekli yetki ve mehil verilmeli, mehil sonunda yasal hale getirildiği takdirde imalât bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmeli, yasal hale getirilmesi mümkün olmasına rağmen, davacının gerekli işlemleri yapmaması halinde yasal hale getirilmesi için gereken masraflar bilirkişiden alınacak ek raporla saptanıp, davacının imalât alacağından düşülerek, varsa kalanına hükmedilmelidir. Her halükarda davanın açılmasına davacının kendisi sebebiyet vermiş olduğundan davalı masraf ve vekâlet ücretiyle sorumlu tutulmamalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.