YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2976
KARAR NO : 2009/3365
KARAR TARİHİ : 05.06.2009
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi ile tapu iptâli ve tescili; birleşen 2006/34 Esas sayılı dava ise, maddî tazminatın davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ilk davada taraflar arasında yapılan ve …Noterliğince doğrudan düzenlenen 07.09.2000 tarih ve 9679 yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile aynı Noterlikçe düzenlenen 26.01.2001 tarih ve 749 yevmiye numaralı ek sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, davacının tapu iptâli ve tescil davasının reddine, birleşen davada ise, fazlaya ilişkin istemin reddi ile 43.200,00 YTL bina bedelinin 13.02.2006 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davada davalı yüklenici tarafından yıktırılan bina bedelinden ötürü fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak davacı, 5.500,00 TL’nin tahsilini istemiş ve 26.11.2007 tarihinde harcını da yatırmak suretiyle dava konusu bina bedeli ıslah yoluyla 37.700,00 YTL
artırılarak yasal faiziyle birlikte 43.200,00 TL maddî tazminatın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, ıslah yoluyla artırılan tazminat miktarına da birleşen dava tarihi olan 13.02.2006 tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi uygulanmıştır. Oysa, Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi gereğince, ıslah yoluyla artırılan maddî tazminat için davalı, harcın yatırıldığı, başka bir anlatımla ıslah tarihi itibariyle borçlu temerrüdüne düşürülmüştür. Kararın bu sebeple bozulması gerekirse de; mahkemece, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davacı vekilinin tüm; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle, kararın hüküm fıkrasının “43.200,00 YTL bina bedelinin 13.02.2006 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” içerikli (2-a) bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “43.200,00 TL bina bedelinin 5.500,00 TL tutarındaki kısmının 13.02.2006 birleşen dava tarihinden; geriye kalan 37.700,00 TL tutarındaki kısmının ise, 26.11.2007 ıslah tarihinden itibaren geçerli olmak ve değişen oranlar da gözetilmek suretiyle yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 05.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.