YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5216
KARAR NO : 2006/6646
KARAR TARİHİ : 08.06.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.11.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan …ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kendisine ait 2921 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını belirterek, davalıların paydaş olduğu 2928 parselden bedeli karşılığında geçit hakkı tesisi için dava açmıştır.
Mahkemece, davacının davası kabul edilerek davacıya ait 2921 parsel lehine teknik bilirkişinin 4.1.2006 tarihli krokisin de “C” harfi ile gösterilen mavi renkle boyalı 123 m2 lik yerden geçit hakkı tesisine depo edilmeyen geçit bedelinin davacıdan tahsili ile hisseleri oranında davalılara ödenmesine ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin bir kısım davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalılardan …, …, … vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği ve yukarıda açıklandığı gibi geçit hakkı davalarında amaç yola cephesi olmayan taşınmazın en uygun yerden yola ulaştırılmasıdır. Bu saptanırkende taraf iradelerinden daha çok taşınmaz başında yapılacak keşifte taraf yararları ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözetilerek tüm alternatifler değerlendirilmeli ve bunlardan en uygun güzergah geçit için esas alınmalıdır.
Mahkemece yapılan keşif sonucunda 2928 parselden “C” harfi ile gösterilen 3 metre eninde 41 metre boyunda 123 m2 lik kısımdan geçit hakkı kurulabileceği ancak geçidin bağlandığı yerin zeminde yol olmasına rağmen kadastro paftasında “su arkı” olarak görüldüğü genel bir yol olmayıp eylemli olarak kullanılan bir yol olduğu belirlenmiş yerel Mahkemece bu alternatif’e değer verilerek hüküm kurulmuştur. Halbuki geçit hakkı kurulurken genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yola kesintisiz bağlantısının sağlanması gerekir. Somut olayda kurulan geçidin bağlandığı eylemli olarak kullanılan yol paftasında su arkıdır. Hal böyle olunca mahkemece kurulan hükümde genel yola bağlantı ilkesine uyulmamıştır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve hükme dayanak alınan ve geçit verilebilecek alternatifleri gösteren Fenbilirkişi raporu net ve denetime elverişli olmadığından yeterli ve hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde mahkemece yapılacak iş, çevre taşınmaz ve yolları gösterir pafta merciinden getirtilerek yerinde yapılacak inceleme ile davacı taşınmazının yararına geçit verilebilecek tüm alternatiflerin Fenni Bilirkişinin düzenleyeceği krokide açık ve denetime elverişli şekilde gösterilmesinin istenmesi ve davacı taşınmazının genel yola yani paftada kayıtlı bulunan yola bağlantısını kesintisiz olarak sağlayacak geçit yerlerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi ve oluşacak duruma göre bir hüküm kurulmalıdır. Ayrıca geçit davalarında yükümlü taşınmazdan geçit yeri olarak belirlenen bölümün tespit edilmiş değeri hükmün infazından önce yükümlü taşınmaz sahiplerine verilebilecek şekilde mahkeme veznesine depo ettirilmelidir. Tüm bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
1- Eldeki davada yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması gerektiği halde aleyhine geçit hakkı kurulan 2928 parsel sayılı taşınmazın tüm malikleri davada yer almadan ve taraf teşkiline ilişkin bu yön gözetilmeksizin sözü edilen parsel aleyhine geçit tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Geçit hakkı tesisine ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılması yerine davalılardan tahsiline karar verilmiş ve davacı yan yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan …, …, … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 8.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.