Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/6518 E. 2009/6346 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6518
KARAR NO : 2009/6346
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, davalı yüklenicinin üstlendiği bir kısım işlerin davacı taşeron tarafından sözlü eser sözleşmesine dayalı olarak yapılması sonucu iş bedelinin bir bölümü için davalı tarafından verilen çeke dayalı yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı veya alacak istemli olarak terditli açılmış, davacı vekili bilahare davanın alacak davası olarak görülmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya karşı cevap vermemiş, davacının yemin teklifi üzerine duruşmaya gelerek 7.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığına dair yeminini icra etmiştir.
Mahkemece, davacının akdî ilişki ve dava konusu çeke istinaden alacaklı olduğu iddiasını kesin ve yasal delillerle kanıtlayamadığı, yine işin kendisi tarafından yapıldığı hususunu iş teslim belgesi ve benzeri yazılı belgelerle ispatlayamadığı, dava konusu çek altındaki imzanın davalıya ait olmadığı, yemin teklifi üzerine davalının çek nedeniyle borçlu olmadığına dair yemin ettiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki beyanlarla, davada dayanılan temel ilişki BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Sözleşmenin (akdî ilişkinin) varlığını ve BK’nın 364. maddesi hükmüne göre işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılıp teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat etmek iş sahibine aittir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, akdî ilişkinin ispatı yönünden Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2001/285 Esas sayılı dosyası içeriği ile Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/43 esas sayılı dosyalarına ve dava dilekçesinde sair yasal kanıtlar demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Davacının delil olarak bildirdiği yukarıda esas numaraları belirtilen ceza dosyaları mahkemelerinden getirtilip, o dosyalardaki beyanlar gözönünde tutularak akdî ilişkinin kurulup kurulmadığının değerlendirilmesi, bu delillerle akdî ilişkinin ispatlanamaması halinde ise davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığının kabulü ile akdî ilişkinin varlığı yönünde yemin teklif etme hakkı
olduğunun hatırlatılması, toplanacak tüm delillerle akdî ilişkinin ispatlanamadığı kanaati hasıl olursa davanın şimdiki gibi red edilmesi, akdî ilişkinin varlığının saptanması halinde ise iş bedelinin BK’nın 366. maddesine göre yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişiye hesaplattırılması, davacının ödemeye ilişkin kabulleri dikkate alınıp varsa davalıya ödeme konusundaki delilleri de ibraz ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme ve eksik incelemeyle verilen kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 53,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.