Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/2832 E. 2006/4367 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2832
KARAR NO : 2006/4367
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.3.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.2.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Sicil Müdürlüğü ve müdahile talebinde bulunan Tanal Tekstil A.Ş. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İcra İflas Kanununun 194.maddesince sağlanan yetkiye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, asıl hükmü davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü, mahkeme hükmünden sonra davaya müdahil olarak katılma talebinde bulunan …. A.Ş. ise bu istemin reddine dair 1.8.2005 tarihli ek kararı temyiz etmiştir.
1-Davaya katılma istemi mahkemece önüne getirilen dava hakkında nihai karar aşamasına kadar olanaklıdır. Mahkeme karar verdikten ve dosyadan elçekildikten sonra katılma isteminde bulunulamayacağından bu talebin reddine dair 1.8.2005 tarihli ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, katılma talebinde bulunanın temyiz itirazlarının reddi ile 1.8.2005 tarihli ek kararın onanmasına,
2-Davalı … Sicil Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda söylendiği üzere dava, İcra İflas Kanununun 194.maddesince edinilen yetkiye dayanılarak açılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, bir davada davacı ya da davalı olarak gösterilenlerin, o davanın gerçekten davacısı veya davalısı olmaları gerekir. Buna usul yargılamasında taraf sıfatı denilmektedir. Taraf sıfatı taşımayan kişilerin açtıkları davanın dinlenme olanağı yoktur. Çünkü davanın taraflarının taraf sıfatı taşımaları dava şartlarındandır. Bu nedenle eldeki davada davacı veya davalı sıfatının bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir. Davacı sıfatıyla haretek eden kimsenin dava konusu hak üzerinde tasarruf yetkisi yoksa veya başlanğıçta edinilen bu yetki, somut olayda olduğu gibi sonradan kalkmış veya kaldırılmışsa, o kimse davacı sıfatını kaybetmiş olacağından sıfatı olmayan kimsenin açtığı dava dinlenemez. Somut olayda davacının dava açmak üzere İcra İflas Kanununun 194.maddesi ile sağladığı yetki İcra Hakimliğinde dava konusu yapılmış İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi şikayet üzerine; sağlanan yetki belgesinin iptaline karar vermiştir. Böyle olunca başlangıçta davacı sıfatıyla hareket eden …. Tekstil A.Ş.nin dava konusu hak üzerindeki tasarruf yetkisi ortadan kalkmıştır. Açıkça söylemek gerekirse, davacının açtığı davanın dinlenme olanağı kalmamıştır. Davada sıfat dava şartlarından olduğundan, karar verildiğine kadar mahkemece resen gözetilmesi gerektiği gibi, hükmün temyiz incelemesi sırasında Yargıtay’ca da re’sen gözetilecek hususlardandır. Davacı sıfatı kalmayan davacının davası bu nedenle red olunmalıdır.
Diger taraftan kabul şekline göre de; hükmen kayıt maliki sayılan Tanal Teksktil ve San.Tic.A.Ş.nin davaya katılması sağlanmadan çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, ….. Tekstil San. ve Tic. A.Ş. aleyhindeki mahkemenin 1.8.2005 tarihli ek kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, 13.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.