YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11825
KARAR NO : 2008/13170
KARAR TARİHİ : 07.11.2008
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar 17.01.2008 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil, birleştirilen davada ise davacı … vekili tarafından davalılar aleyhine 03.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 23.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili arafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
._K A R A R_
Dava, davalılar arasında yapılmış olan 21.03.1995 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca 19 numaralı parsel üzerine yapılan binadaki yükleniciye bırakılan 3 numaralı bağımsız bölümün … tarafından 21.12.1998 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle satın alınması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Birleştirilen davada ise davacı … aynı bağımsız bölümü 01.09.1998 tarihli sözleşmeyle temlik aldığını, taşınmaz kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, yapıdaki eksiklikler bedeli 1719,60 YTL ile ve SSK borcu olan 16.015.40 YTL asıl davanın davacısı … tarafından depo edildiğinden ve taşınmaza bu davacı zilyet olduğundan 3 numaralı bağımsız bölümün asıl davacı … adına tesciline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, birleşen davanın davacısı … temyiz etmiştir.
Gerek asıl davada, gerekse birleştirilen davada yüklenicinin temliki işlemine, kısaca şahsi hakka dayanılmıştır. Şahsi hakların yarışması halinde önceki tarihli sözleşmeye değer tanımak gerekir. Her ne kadar asıl davanın davacısı …’in dayandığı sözleşme 21.12.1998 tarihini taşımakta ise de, bu
davacı sözleşmenin resmi biçimde düzenlenmesinden önce 09.03.1998 tarihinde adi yazılı sözleşme ile taşınmazı yükleniciden temlik aldığından bu sözleşmeye dayanan davacı … … hak sahibidir. Borçlar Kanununun 163. maddesi hükmünce de temlik sözleşmesinin resmi biçim koşuluna uyularak yapılması gerekmeyip sadece yazılı yapılmış olması yeterli kabul edildiğinden dava konusu yerin asıl davanın davacısı … adına tescilinde yasaya aykırılık yoktur.
Yapılan yargılamaya toplanan delillerle ve tüm dosya içeriğine göre birleştirilen davanın davacısı ….’ın bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün gerekçesi HUMK.nun 438/son maddesince yukarıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek hükmün GEREKÇESİ DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, 07.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.