Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1859 E. 2009/1598 K. 20.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1859
KARAR NO : 2009/1598
KARAR TARİHİ : 20.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı kooperatif temsilcileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 44.175 Euro tutarındaki alacağın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı kooperatif tarafından karar temyiz edilmiş ve mahkemece 29.06.2007 tarihinde verilen 2005/546 Esas ve 2007/67 sayılı karar ile HUMK’nın 426. maddesi gereğince temyiz isteminin süre yönünden reddine dair verilen karar davalı kooperatif vekilince yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun şekilde mahkemece verilen karar, taraflara tebliğ edilmiş olmadıkça tarafların kanun yoluna başvurma hakları düşmez. Somut olayda da, Tebligat Kanunu’nun 10 ve izleyen maddeleri hükümlerine uygun şekilde karar tebliğ edilmeden aynı Kanunun 35. maddesi gereğince kararın davalı kooperatife tebliği doğru olmamıştır. Bu sebeple, davalı kooperatifin temyiz isteminin reddine yönelik mahkemece verilen karar isabetsiz olduğundan, 29.06.2007 tarih, 2005/546 E. ve 2007/67 K. sayılı kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
2-Davalı kooperatif vekilinin mahkemece verilen esas hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 7201 sayılı Kanun ve Tüzük hükümleri tamamen şeklî olup; gerek tebligat işlemi, gerekse tebligat tarihi Kanun ve Tüzükle emredilen şekillerle kanıtlanması zorunludur. Somut olayda; öncelikle Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi gereğince dava dilekçesi, duruşma gün ve saatini bildirir şekilde davalı kooperatifin en son adresi olan Ticaret Sicilindeki adresi üzerinden davalıya tebliğe çıkarılması gerekirken mahkemece, aynı Kanunu’nun 35. maddesi hükmü gereğince tebligat işlemi yapılmıştır.
HUMK’nın 73. maddesi hükmü uyarınca, taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağırılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. Taraf teşkili dava şartlarındandır. Bu sebeple mahkemece dava dilekçesinin Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerine uygun ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde davalı kooperatife tebliğ edilmesi, savunmasını yapabilme olanağının sağlanması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde uyuşmazlığın esası incelenerek varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekmektedir. Davalı kooperatifin savunma hakkı kısıtlanmış bulunduğundan kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle mahkemece verilen 29.06.2007 tarih, 2005/546 E. ve 2007/67 K. sayılı kararın bozularak ortadan kaldırılmasına; (2). bendde açıklanan sebeplerle uyuşmazlığın esası hakkında verilen 20.02.2007 tarihli kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kooperatif vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden SS Beyşehir Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığı’na geri verilmesine, 20.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.