YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14330
KARAR NO : 2008/15527
KARAR TARİHİ : 19.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mer’a olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, dava konusu 119 ada 10 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel sicile yazılmasını istemiştir.
Davalı, taşınmazın dedesinden kaldığından ve mera ile ilgisi bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı dayanağı 1937 tarih ve 128 numaralı vergi kaydının uyuşmazlık konusu taşınmaza uyduğundan ve … mera olduğunun da kanıtlanamadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bir taşınmaz hakkında düzenlenmiş bulunan vergi kaydının mülkiyete karine oluşturabilmesi ancak o yerin devletin hüküm ve tasarrufu altına bulunan yerlerden olmadığında mümkündür. Daha açığı, taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil eden yerlerden olması gerekir. Somut olayda, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yöreye ait pafta örneği ve dosyaya alınan diğer belge ve bilgilere göre davaya konu taşınmazın uzak ve yakın çevresinin büyük bölümü mera olarak sınırlandırılan 119 ada 26 numaralı parsel ile çevrili bulunmaktadır. 08.11.2003 günlü keşifte hazır edilen ziraat bilirkişisi, 11.11.2003 günlü raporunda dava konusu taşınmazın meradan kazanıldığını belirtmiştir. 26.09.200 tarihli keşifte hazır edilen ziraat bilirkişisi de, Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı, Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstütüsü Müdürlüğünün dava konusu taşınmaz ve komşu meranın toprak analizleri sonucunu da dikkate alarak düzenlediği 30.05.2006 günlü raporunda, uyuşmazlık konusu taşınmazın etrafındaki arazilerin fiziksel özellikleri itibariyle mera nitelikli olduğunu açıkladıktan sonra taşınmazın meradan kazanıldığını belirtmiştir. Bütün bilgiler davaya konu taşınmazın meradan kazanıldığını açıkça göstermektedir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz mera niteliğinde olduğuna göre kadastro sırasında bu yere uygulandığı anlaşılan 1937 tarih ve 128 numaralı vergi kaydı mülkiyeti kazanma bakımından bir değer ifade etmez. Bundan ayrı bir taşınmazın mera nitelikli olması ayrı bir şey, herhangi bir köy ya da belde adına tahsisinin bulunması ya da tahsis yok ise … kullanma hakkının hangi köy ya da beldede bulunduğunun belirlenmesi ayrı bir şeydir. Tahsis ve … hak üzeri bir mutasarrıfın bulunmaması mera arazini mera niteliğinden çıkarmaz. Hazine yasa gereği meralar hakkında çıplak mülkiyet olma sıfatını her zaman sürdürür ve bu iddia ile açtığı davaların zaman dilimine bağlı kalınmaksızın her zaman dinlenme olanağı vardır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle uyuşmazlık konusu taşınmazın meradan edinildiği kanıtlanmış bulunduğundan davanın kabulüne karar verilecek yerde olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.