Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8041 E. 2006/9815 K. 27.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8041
KARAR NO : 2006/9815
KARAR TARİHİ : 27.09.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.10.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ve dahili davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dayanılan 5.2.1974 tarihli satış vaadi sözleşmesine göre, 1025 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden … Akgül 4386 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 862 metrekarelik bölümünü davacı … ile dava dışı Hatice Gerek’e bedeli mukabili satmayı vaad etmiş ve taşınmazın kuzeyindeki bir bölümü alıcılarına teslim etmiştir. Eldeki davada, alıcılardan sadece … satın alınan 862 metrekarelik yerin 431 metrekarelik bölümünün adına tescilini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk hüküm Dairemizce özetle “… Dosyaya getirilen tapu kaydına göre 1025 parsel sayılı taşınmazın malikleri eşit paylarla … ve … ’dür. Paylı mülkiyet biçiminde tapuya bağlı bulunan bu taşınmazda paydaşların her biri taşınmazın her zerresinde eşit payla maliktirler. Malikler … ve … arasında her hangi bir bölüşme yapılmadığına göre taşınmaz üzerinde somuta indirgenen bir bölüm hakkında paydaşlardan birisi tarafından yapılan satışa değer verilemez. 1025 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün ifrazı ile
müstakil parsel haline getirilmesi sonucunu doğuran bir akitte işlemin sıhhat şartı olan resmi şekle uyulmasının yanında paylı mülkiyet sahibi olan kişilerin tamamının akitte yer almaları gerekir. Dava ile akitte yer almayan paydaşın davayı kabul edeceği varsayımı da düşünülünce iş bu davada 1025 parselin diğer paydaşı … yer almadığına göre eksik husumet nedeniyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, 1025 parsel sayılı taşınmazın 1/2 paydaşı … davacı tarafından usulüne uygun olarak davaya dahil edilmiştir.
… savunmasında, taşınmazı fiilen taksim etmediklerini, noterdeki satış işleminden de haberdar olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece paydaşların kullandıkları kesimin sınırlarını belirledikleri ve bu kesimlere ayrı ayrı ev yaptıkları gerekçesi ile istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma ilamında, Malikler … ve … arasında her hangi bir bölüşme yapılmadığına göre taşınmaz üzerinde somuta indirgenen bir bölüm hakkında paydaşlardan biri tarafından yapılan satışa diğer paydaşın hukuka uygun rızası alınmadıkça değer verilemeyeceği ve dava konusu taşınmazın bir bölümünün ana parselden ifrazı ile müstakil hale getirilmesi sonucunu doğuran akitte sıhhat şartı olan resmi şekle uyulması yanında paylı mülkiyet sahibi olan kişilerin tamamının akitte yer almaları gerektiği vurgulanmıştır. Dava konusu taşınmazın paydaşları arasında fiilen bölüşme yapılmadığı, … ’ün satış vaadi akdinde yer almadığı ve hukuka uygun rızasının alınmadığının kanıtlanamadığına ve … ’ün de bu hususları kabul etmediğinin anlaşılmış olmasına göre, davanın reddi yerine bozma kararına da aykırılık teşkil edecek şekilde istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 27.09.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.