Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8005 E. 2022/12892 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8005
KARAR NO : 2022/12892
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-3.kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı-üçüncü kişi, İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının kabulü ile haczedilen malların sayı ve değer itibariyle borcun çok üzerinde olduğundan taşkın haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı, kiracılık ilişkisine dayanıldığından davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu 01.09.2015 tarihli haciz işleminin borçlu şirketin önceki tescilli adresinde yapıldığı, borçlu şirketin eski hissedarı ve yetkilisi olduğunu beyan eden …’un da haciz mahallinde hazır bulunduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişi şirket, borçlu şirketin eski ortaklarından olduğu anlaşılan … ile aralarında imzalanan adi kira sözleşmesine ve eki demirbaş listesi deliline dayandığı, karinenin aksinin ispatlanamadığı, ayrıca davacı istihkak iddiası yanında aşkın haciz şikayetinde de bulunmuş ise de, 3. kişinin aşkın haciz şikayetinde bulunması için aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gibi dosya kapsamına göre haczin aşkınlığından da bahsedilmemesi mümkün görülmediğinden şikayetinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın ve şikayetin reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi tarafından istihkak iddiası ile ilgili olarak temyiz edilmiştir.
İİK’nin 96/1. maddesinde, üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacı üçüncü kişi dava dilekçesinde; haciz yapılan otelin eşyalı olarak yüzme havuzu ve tüm müştemilatı ile birlikte 10 yıllığına dava dışı …’tan 01.01.2015 tarihinde kiralandığını, 3. kişinin oteli işlettiğini, haczedilen malların davacı tarafından kiralanan ve işletilen otelin demirbaşları olduğunu ve işin niteliği ve ifası amacıyla önemli olduğunu, bu malların demirbaş listesinde kayıtlı olduğunu iddia etmiştir.
O halde Mahkemece, davacı üçüncü kişinin mülkiyete dayalı istihkak iddiasında bulunmadığı kiracılık sıfatına dayalı istihkak iddiasının ise geçerli olmadığı nazara alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değil ise de, sonuçta dava reddedildiğinden, maktu harç ve vekalet ücretine hükmedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı-3. kişinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru olan hükmün ONANMASINA, alınması gereken 80,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, taraflarca İİK’nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.