Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/12399 E. 2006/14649 K. 07.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12399
KARAR NO : 2006/14649
KARAR TARİHİ : 07.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.4.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve dahili davalı … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacıya ait 1426 parsel lehine 1423 parsel aleyhine geçit hakkı kurulması istemi ile açılmış, 1427 parsel maliki davaya dahil edilmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişler, mahkemece geçit alternatifleri tesbit edilmiş en uygun alternatif üzerinde bulunan parsel malikleri davada yer almadığından, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden dahili davalı vekili temyiz etmiştir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Geçit hakkı istemine ilişkin dava üzerinde davacının mutlak tasarruf
yetkisi bulunmamaktadır. Davacı genellikle subjektif arzularına uygun güzergahtan yol verilmesi için dava açmakta ise de, uygun güzergah değerlendirilmesinin objektif esaslara göre mahkemece yapılması gerekir. Somut olayda da böyle bir değerlendirme yapılmış tüm alternatifler tesbit edilmiştir. Davanın niteliği gereği, değerlendirilmeye alınacak tüm alternatif parsel maliklerinin harçlı dilekçe ile davaya katılmaları veya davacıya ayrı bir dava açması için yeterli süre verilerek bu dava ile birleştirilmesi sağlanarak üretilen alternatiflerden en uygunu üzerinden geçit kurulması yerine pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. Bozma nedenine göre dahili davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 7.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.