YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2187
KARAR NO : 2022/12784
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
Mahkeme : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 28.Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli,
2019/137 esas ve 2019/564 sayılı mahkûmiyet hükmü
2- İstinaf talebinin düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin yollamasıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda “düzeltilerek esastan red” kararı verebileceği hallerin CMK’nın 303. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (d) (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi karşısında;
Duruşma açmaksızın sanık hakkındaki hükümden TCK’nın 43/1. maddesinin çıkartılmasının CMK’nın 303. maddesinin 1.fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, bölge adliye mahkemesi kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, suçun niteliğine, bozma sebeplerine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2022 tarihinde Üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/564 K. sayılı kararıyla, sanık …’in 26.07.2018 ve 13.08.2018 tarihlerinde işlediği sabit görülen uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından dolayı TCK’nın 188/3, 188/4(a-b), 43/1. ve 62. maddeleri
uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş;
Hükmün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 2020/379 K. sayılı kararıyla; sanığa isnat edilen 26.07.2018 tarihli eylemin sabit kabul edilemeyeceği, bu sebeple TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, bu hususun duruşma açılmaksızın düzeltilmesinin mümkün bulunduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına dair kısımların çıkartılması ve yerine “Sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığından TCK 43/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde; CMK’nın 280/1-a bendinin son cümlesinin yollamasıyla, bölge adliye mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda “düzeltilerek esastan ret” kararı verebileceği hallerin CMK’nın 303. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi karşısında, “duruşma açmaksızın sanık hakkındaki hükümden TCK’nın 43/1. maddesinin çıkartılmasının CMK’nın 303. maddesinin 1. fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği” gerekçesiyle, hukuka aykırı bulunan bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
CMK’nın 280/1-a maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; ilk derece mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte;
Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” bölge adliye adliye mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmekte;
CMK’nın 223/2. fıkrasında ise, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir.” hükmü yer almaktadır.
Belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince TCK’nın 43. maddesinin uygulandığı durumlarda, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede, ilave bir araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, dosyada mevcut delillere dayanılarak 43. maddenin uygulanmasına esas teşkil eden eylem(ler)le ilgili olarak CMK’nın 223/2. fıkrasında sayılan hallerden birinin mevcut olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Nitekim somut olayda, ilk derece mahkemesinin zincirleme suç teşkil ettiğini değerlendirdiği 26.07.2018 tarihli eylemle ilgili olarak; bölge adliye mahkemesince, söz konusu eylemin sabit kabul edilemeyeceği belirtilmiş, bu suretle esasen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiği” kanaati izhar edilmiştir.
Bu itibarla; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin duruşma açmadan “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği görüşünde
olduğumdan; sanık ve müdafiinin temyiz taleplerinin esastan incelenmesine geçilmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 06.12.2022