Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6260 E. 2006/7101 K. 20.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6260
KARAR NO : 2006/7101
KARAR TARİHİ : 20.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.3.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 4.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, dava ve birleştirilen davada davalıya ait 228 ada 12 ve 379 ada 8 parsel sayılı taşınmazların evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile tescil istemiştir
Mahkemece, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında sözü edilen uygulama yapılarak taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı Hazineye ödenmek üzere depo edilmesi için davacıya süre verilmiş, davalı tarafından 379 ada 8 parsel sayılı taşınmaz için belirlenen emlak ve rayiç bedelin toplamının yarısı depo edildiğinden davanın konusu kalmadığından bahisle bu parsel hakkında açılan davanın reddine, 228 ada 12 parsel sayılı taşınmaz için belirlenen emlak ve rayiç bedelin toplamının yarısı depo edilmediğinden bu parsel hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hükmü , davacı hazine vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı Hazinenin aşağıda yazılanlar dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık konusu 228 ada 12 ve 379 ada 8 parsel sayılı taşınmazların öncesi dava dışı…Belediyesi Tüzel Kişiliğinin merası olan 608 parsel sayılı taşınmazdan gelmektedir. Davalı 228 ada 12 parsel sayılı taşınmazı 16.3.1999 tarihinde 379 ada 8 parsel sayılı taşınmazı 28.11.2002 tarihinde belediyeden satış suretiyle edinmiştir. Dosya kapsamından taşınmazların bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı imar planlarının 11.10.1996 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinde 5334 sayılı Kanunla değişiklik yapılmış ve bu değişiklikle Hazine adına tescili gereken 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz önce dava dışı belediye adına tescil edilmiş, davalı taşınmazı belediyeye bedel ödeyerek 16.3.1999 ve 28.11.2002 tarihlerinde satın almışlardır. Davalı Yasanın geçici 3.maddesinin 2. fıkrasında sözü edilen adına doğrudan tescil yapılan gerçek yada tüzel hukuk kişisi olmadığından Hazineye bir bedel ödemesi gerekmez. Hazinenin belediyeden isteyemeyeceği bir bedeli taşınmazı belediyeye bedel ödeyerek satın alan davalılardan da talep etmesi düşünülemez. Bu bakımdan mahkemece davalıya taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı kadar bedel depo edilmesi için süre verilmesi ve bu sürenin sonunda 379 ada 8 parsel sayılı taşınmaz için belirlenen bedelin yatırılması nedeniyle bu parsel hakkında açılan davanın konusu kalmadığından bahisle reddine, 228 ada 12 parsel için belirlenen bedelin yatırılmaması nedeniylede bu parsel hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
3- Mahkemece 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinin 2.fıkrasında sözü edilen uygulama yapılarak davalıya ait 379 ada 8 parsel sayılı taşınmazın emlak ve rayiç bedelinin toplamının yarısı Hazineye ödenmek üzere depo ettirilmiştir. Taşınmazın bedeli davalılar tarafından depo edildiğine göre dava konusuz kalmaz. Bu gibi durumlarda yasa hükmü gereği Hazinenin Yasa uyarınca davadan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu parsel hakkında davanın konusuz kaldığından bahisle reddine karar vermesi bu bakımdan doğru olmamıştır. Bu yön kararın bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenlerle davacı Hazinenin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte yazılı nedenlerle, hükmün 1. bendinin tümüyle çıkarılarak yerine “ 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde
5334 sayılı kanunla yapılan değişiklik uyarınca davacı Hazinenin 379 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davasından vazgeçmiş sayılmasına. “ tümcesinin eklenmesine, hükmün H.U.M.K nun 438/VII maddesi uyarınca DÜZELTİLMİŞ bu hali ile ONANMASINA, 20.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.