YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/249
KARAR NO : 2009/2013
KARAR TARİHİ : 06.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yüklenici şirket payına düştüğü iddia edilen iki adet bağımsız bölümün İİK’nın 94. maddesi uyarınca yüklenici şirketten alacaklı olan kooperatifin alacağının karşılanması amacıyla davalı arsa sahibi adına olan tapu kayıtlarının iptâli ile davacı yüklenici şirket adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı arsa sahibi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan … 1. İcra Mahkemesi’nin 05.01.2005 tarih 2005/1 E.-2005/1 K. sayılı dosyasının incelenmesinden, yüklenici şirket adına tapu iptâli ve tescil davasını açması için alacaklı kooperatife yetki verildiği, davanın bu yetkiye dayanılarak açıldığı belirlenmiştir.
Yüklenici şirket ile davalı arsa sahibi … arasındaki 10.02.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde taşınmaz üzerine zemin ve üzerinde beş katlı bina yapılmasının kararlaştırıldığı, zemindeki 4 adet bağımsız bölümün dükkan olması, üzerindeki katlarda da ikişer adet daire yapılması bu şekilde elde edilecek 14 bağımsız bölümün taraflar arasında her birine 7 bağımsız bölüm düşecek şekilde paylaşıldığı, inşaatın bitiş tarihinin 30.10.1999 olarak kararlaştırıldığı belirlenmiştir.
Dosya içerisinde bulunan … Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nin 2002/558 E. sayılı dava dosyası ile arsa sahibinin yüklenici şirket aleyhine 50.000,00 TL’lik tazminat davası açtığı, bu davanın 19.12.2002 tarihinde açıldığı, davanın devamı sırasında 25.11.2004 tarihli “Sulh ve Ek Protokol” başlıklı belgenin düzenlenip yüklenici şirketle arsa sahibi tarafından imzalandığı, bu belge ile yüklenici şirketin sözleşme ile kendisine bırakılan 7 adet bağımsız bölümden bir adedini arsa sahibine vermeyi kabul ettiği, dosyanın protokolün yapılmasından sonra 30.10.2004 tarihinde işlemden kaldırılmasına, 01.04.2005 tarihinde ise açılmamış sayılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya 08.02.2006 tarihli dilekçe ekinde verilen yüklenici şirket yetkilisinin imzasını taşıyan dilekçeden de yüklenici şirketin inşaatı tamamlamadığını kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı yüklenici şirketten alacaklı olan kooperatifin alacağını tahsil etmesini sağlamak amacıyla açılan böyle bir davada yüklenici şirket adına tescil kararı verilebilmesi için yüklenici şirketin yaptığı iş nedeniyle ilgili bağımsız bölümlerin adına tesciline hak kazanmış olması gerekir. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden yüklenici şirketin kendisine düşen iki dükkan ile üç adet daireyi daha önce sattığı, satın alan kişilere arsa sahibi tarafından tapu devirlerinin yapıldığı belirlenmiştir. Davaya konu teşkil eden iki adet bağımsız bölüm yüklenici şirketin payına düşen son iki bağımsız bölümdür. Bu bağımsız bölümlerin de yüklenici şirket adına tescil edilebilmesi için yüklenici şirketin edimini tam olarak yerine getirmesi, bu bağımsız bölümleri de haketmiş olması gerekir. Dosyadaki “Sulh ve Ek Protokol” başlıklı belgeden yüklenici şirketin kalan iki adet bağımsız bölümden bir adedini açılan tazminat davasının karşılığı olarak arsa sahibine bıraktığı görülmektedir. Arsa sahibi tarafından yüklenici şirket aleyhine açılan tazminat davasının açılış tarihi, bu davanın yargılaması sırasında tarafların anlaşmak için süre almaları ve 25.11.2004 tarihli “Sulh ve Ek Protokol” tarihinden sonra 30.12.2004 tarihinde arsa sahibi tarafından tazminat davasının takibinden vazgeçilmiş olması da dikkate alınıp değerlendirildiğinde 25.11.2004 tarihli “Sulh ve Ek Protokol” başlıklı belgenin muvazaalı olmadığı gerçek olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda yüklenici şirket tarafından tazminat davası karşılığı olarak arsa sahibine bırakılan bir adet bağımsız bölümün, dava konusu bağımsız bölümlerden hangisi olduğu belirlenerek, bu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun olmayan yüklenici şirketin inşaatı tamamladığı gerekçesi ile dava konusu her iki bağımsız bölümün yüklenici şirket adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, dosyada bulunan 25.11.2004 tarihli “Sulh ve Ek Protokol” başlıklı belge gereği arsa sahibi tarafından açılan tazminat davası nedeniyle yüklenici şirket tarafından arsa sahibine bırakılan bağımsız bölümün hangi bağımsız bölüm olduğu belirlenerek, bu bağımsız bölüm yönünden tapu iptâli ve tescil davasının reddedilmesinden, sadece yüklenici şirket tarafından hakedildiği anlaşılan diğer dava konusu bağımsız bölümün yüklenici şirket adına tesciline karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı arsa sahibi yararına BOZULMASINA, davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından yararına vekâlet ücreti verilmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 06.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.