Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5126 E. 2006/6815 K. 14.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5126
KARAR NO : 2006/6815
KARAR TARİHİ : 14.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.01.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, müdahiller vekilinin duruşma talebinin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece istek hüküm altına alınmış, kararı davaya asli müdahil olarak katılan şirket ortakları Emine Altay ve … vekilleri temyiz etmiştir.
İstemin dayanağını 6.11.2000 tarihli noterde biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi teşkil etmektedir. Gerçekten bu tür sözleşmeler resmi biçim koşuluna bağlı kılınan tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşmelerdendir. Vaad alacaklısı taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediği takdirde Türk Medeni Kanunun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında mülkiyetin adına tescilini isteyebilir.
Somut olayda; dayanılan 6.11.2000 günlü sözleşmenin tarafları satış vaadi alacaklısı davacı … ile satış vaadi borçlusu Ber … Madencilik Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketini temsile yetkili … …’dur. Sözleşmedeki müstenidata göre şirketi temsilen hareket eden … …’na temsil yetkisi 2.12.1996 tarihli ortaklar kurulu toplantısında verilmiştir. Ancak, çekişme konusu 219 parselin satışında temsilci … …’na verilen yetkiye dair 12.01.1998 günlü ortaklar kurulu kararı bir kısım ortakların dava açmaları üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/44 Esasında kayıtlı dava sonucu iptal edilmiş, yerel mahkeme kararı da Yargıtay denetiminden geçerek 11. Hukuk Dairesinin 22.2.1999 tarih 1998/9498-1316 sayılı ilamıyla onanmıştır. Şu haliyle davalı şirket ortaklar kurulunun çekişme konusu 219 parseli üçüncü kişilere satımına dair verdiği bir karar bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla davalı şirket temsilcisine 2.12.1996 tarihinde verilen genel yetki 219 parselin satışı konusunda sınırlandırılmıştır. Davalı şirkete karşı sadakat borcu bulunan ve şirketin iradesine uygun hareket etmek, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınmakla yükümlü olan temsilci, şirketin iradesi dışında hareket etmiş, mahkeme kararıyla 219 parselin satışına yetkisi kaldırıldığı halde şirket aleyhine davranmıştır. Şirketi 219 parselin satımı konusunda temsil yetkisi kaldırıldığı halde davacıyla temsilcinin yaptığı taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi hukuki dayanaktan yoksun bulunduğundan davacının bu sözleşmeye dayanarak taşınmaz mal tescilini talep olanağı yoktur. Davanın açıklanan bu nedenlerle reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.