Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2184 E. 2009/2600 K. 04.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2184
KARAR NO : 2009/2600
KARAR TARİHİ : 04.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacılar… ve …’un çocukları, …’un kardeşi … 09.09.2000 tarihinde davalı … Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ait yapılmakta olan inşaatın yüklenicisi diğer davalı Sanitek (Denge)Ltd. Şti.nin daveti üzerine binanın alüminyum doğrama ölçülerini almak ve bu hususta yüklenici firmaya fiyat teklifi vermek için gitmiş, inşaatın 3. katında ölçü alırken asansör boşluğuna düşerek ağır şekilde yaralanmış, hastanede tedavi görmekte iken 30.09.2000 tarihinde ölmüştür.
Bu olay nedeniyle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2000/1035 E.–2003/220 K. sayılı davasında sanık olarak yargılanan inşaatın önceki yüklenicisi Haşemoğlu İnş.Tic.Ltd.Şti.nin yetkilisi… … ile davalı şirkette ustabaşı olarak çalışan … hakkında hükme esas alınan 07.02.2003 tarihli raporda kusurları bulunmadığından beraatlerine karar verilmiş, davalı yüklenici şirketin yetkilisi Murat Karabulut’un tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu 1/8 oranında kusurlu olarak …’un ölümüne neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kusur oranının saptanması için ceza dosyasında üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve üç ayrı rapor ve ek rapor alınmıştır. Her üç rapor ve ek raporda kusur oranları İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuat hükümleri dikkate alınarak tespit edildiği gibi mahkemece hükme esas alınan raporda da tarafların kusurları ve davalıların sorumlu oldukları tazminat miktarları İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Mevzuatı hükümleri dikkate alınarak tespit edilmiştir.
Yüklenici üstlendiği iş konusunda uzman olup iş sahibine karşı bağımsızdır. İş sahibinden işin nasıl yapılacağı konusunda talimat almaz. Talimat alsa bile bu talimat sadece iş sahibinin istediği sonucun (eserin) nasıl olması gerektiği hususundadır. Eser sözleşmesinin konusu olan Türk Ticaret Kanununun 12/III. maddesi uyarınca ticari bir iş olduğundan yüklenici basiretli bir tacir gibi davranmak, gereken özeni göstermek ve gereken güvenlik önlemlerini almak durumundadır. Yüklenici işin ifası sırasında yanında işçi çalıştırıyorsa çalıştırdığı işçiyle aralarındaki hizmet akdine ilişkin olarak işçisine karşı işveren durumunda olup çalıştığı yerin ve çalıştırdığı işçilerin güvenliğinden ve güvenliğin nasıl sağlanması gerektiğinden İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatı hükümlerine göre sorumludur.
Dava konusu somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesi olmayıp bir eser sözleşmesidir. Bu nedenle somut olaya uygulanması gereken hükümler BK’nın 355 ve devamı maddeleri ile BK’nın genel hükümleridir.
BK’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin belirlediği kusur oranı ve beraat kararı ile hukuk hakimi bağlı değilse de ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararı eylemin haksızlığını değerlendirmede hukuk hakimini bağlar.
Dava konusu olayda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olması nedeniyle mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisi teknik bilirkişi, bir de hukuki yorum ve nitelendirmede yardımcı olmak üzere hukukçu bilirkişi tayin edilip bu bilirkişi heyeti ile birlikte yerinde keşif de yapılarak tarafların kusur durumları ve sorumluluk halleri eser sözleşmesi hükümleri kapsamında değerlendirilip her türlü tereddüt ve kuşkudan uzak bir şekilde belirlenmesi yerine taraflar arasındaki hukuki ilişkinin işçi-işveren olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
3-Yine mahkemece hüküm altına alınan tazminattan davalıların BK’nun 51. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken kusurları oranında sorumlu tutulmaları doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ; Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davalılar yararına, 3. bent uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, davacıların manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı ile davalı Sanitek Teknoloji İletişim Tekstil İç ve Dış Tic.Ltd.Şti.ye geri verilmesine, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.