Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/8107 E. 2008/10281 K. 15.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8107
KARAR NO : 2008/10281
KARAR TARİHİ : 15.10.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden miras bırakanları adına olan 47 parsel sayılı taşınmazı davalıların haksız olarak işgal ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı …, taşınmazı kullanmadığını, davacılar ile birlikte davalı …’ya kiraya verdiklerini, davacıların kira parasını aldıklarını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davalı, … taşınmazda davacılar ve davalı …’ın rızaları ile kiracı olarak bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’nın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 47 parsel sayılı taşınmazın elbirliği mülkiyeti olarak davacılar ve davalı …’ın miras bırakanı adına kayıtlı bulunduğu, davalı …’nın uzun süreden beri nizalı bölümdeki dükkanı kullandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, TMK nun 701 ve 702/2 maddeleri uyarınca “ … gerek yönetim, gerekse tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir…”. Anılan hüküm gözetildiğinde, mirasçı olan davalı …’ın diğer davalı …’ya dava konusu yeri kiraya vermesine bir önem atfedilemeyeceği açıktır.
Diğer yandan, davalı …’ın iştirakçı sıfatıyla taşınmazın bir bölümünü kullanmaya hakkı olduğu tartışmasızdır. Ancak, davacı mirasçıların davalı …’nın kullanımına uzun süre ses çıkarmamaları sonucu onay verdikleri, fakat dava açmakla bu onayı geri aldıkları kabul edilmelidir.
Tüm bu ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında davanın, davalı … yönünden tümden reddi ile, davalı …’dan ecrimisil istenmesine ilişkin davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Nevar ki dava açılmakla davalı …’ya verilen muvafakatın geri alındığı ve haksız işgalci durumuna düştüğü gözetilerek, bu davalı yönünden mutlak surette elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.’ nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.