YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8516
KARAR NO : 2022/14317
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Tefecilik, 5464 sayılı Yasa’ya muhalefet
HÜKÜM : 1) … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2016/7 Esas, 2020/237 sayılı Kararı ile; atılı suçlardan mahkumiyet,
2) … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17/02/2021 tarihli ve 2021/198 Esas, 2021/375 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince 5464 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve bu suçtan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle her iki mahkumiyet hükmünün de düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi;
5464 sayılı Yasa’ya muhalefet suçunun mahiyetine göre doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan Hazinenin bu suçtan verilen kararı temyiz etme hakkı bulunmadığından, vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafin tefecilik suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesinin sanık hakkında TCK’nın 241/1, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince verdiği “1 yıl 13 ay hapis ve 2.500 TL adli para” cezasına dair kararın bölge adliye mahkemesince hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken hesap hatası sonucu cezanın eksik belirlendiğinden bahisle düzeltilerek sanığın “2 yıl 1 ay” hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi gereğince hükmün temyizi kabil kararlardan olduğu nazara alındığında, tebliğnamedeki kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığa isnat edilen tefecilik suçunun suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nın 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan Kasım 2010 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün TCK’nın 7/2 ile CMK’nın 302/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 07/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.