Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2595 E. 2009/2609 K. 05.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2595
KARAR NO : 2009/2609
KARAR TARİHİ : 05.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı yüklenicinin davacılara ait bağımsız bölümleri sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlayıp teslim etmediği kesinleşen Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/372 Esas 2004/610 Karar sayılı dosyasıyla sabittir. Söz konusu dosyada arsa sahipleri lehine gecikme tazminatı ile birlikte eksik iş bedeline, yüklenici lehine de sözleşme uyarınca verilmesi kararlaştırılan tapu kaydının iptâli ve tesciline karar verilerek temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilmemiş olup halen geçerlidir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde inşaatın sözleşme ve eklerine, tasdikli projesi ve ruhsatı ile imara uygun yapılıp teslim edilmesi halinde geçerli bir ifadan söz edilebilir. İnşaatın belirtilen şekilde yapılmamış yani imara aykırı ve kaçak olması durumunda eksik iş bedeline ilişkin karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olsa dahi hukuken geçerli bir teslimin varlığı kabul edilemez. Dosya içerisine alınan az yukarıda belirtilen Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda inşaatın bodrum katları ve diğer katların büyük yapıldığı, bazı balkonların kapalı alan haline getirildiği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece dava konusu inşaatla ilgili tasdikli proje, inşaat ruhsatı ve belediye işlem dosyası celp edilip mahallinde gerekirse konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak söz konusu inşaatın imara aykırı ve kaçak olup olmadığı konusunda rapor alınması, inşaatın imara aykırı ve kaçak olduğunun ve bu haliyle iskân ruhsatı alınmasının mümkün olmadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi gecikme tazminatına hükmedilmesi, inşaatın yasal olduğunun saptanması halinde arsa sahipleri önceki davada eksik iş bedelini talep etmek suretiyle nama ifayı üstlendiklerinden önceki dava tarihine eksik işlerin tamamlanması için gereken süre ve dava açmak için gerekli makul süre için davacıların alması gereken bağımsız bölüm sayısına göre gecikme tazminatının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, alacaklının yöntemine uygun ihtar ile borçluyu temerrüde düşürmesi, ya da alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması gereklidir (BK’nın 101/I,II). Somut olayda davadan önce temerrüt ihtarı olmadığı gibi kararlaştırılmış kesin vade de bulunmadığından kabul edilen alacağa dava tarihi yerine daha önceki bir tarihten faiz yürütülmesi de kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 05.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.