YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4032
KARAR NO : 2009/2667
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacılar….. ve ….. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat….. …. Davalı-k.davacılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı-k.davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Birleşen iki dava da eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Asıl davayı açan yüklenici ödenmeyen imalât bedelinin tahsilini, birleşen davayı ikame eden iş sahipleri ise eksik ve ayıplı iş bedelinin tahsilini, fazla ödemenin istirdadını talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ve birleşen davanın davacıları vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık yapılan imalâtın ayıplı olup olmadığı ve yüklenicinin hakettiği ödenmeyen bir ücretin bulunup bulunmadığından kaynaklanmaktadır. BK’nın 355 vd. maddeleri uyarınca yüklenicinin alacağı sözleşme ile belirlenmemiş ise yapıldığı tarihlerdeki mahalli rayiçler dikkate alınarak saptanır. Dava konusu olayda tarafların uyuştukları bir bedel bulunmamaktadır. Ancak davacının imalât maliyetinin %30’u oranında bedel alacağında taraflar mutabık kalmışlardır. Bu durumda mahkemece davacı tarafından yapılan imalâtın maliyeti BK’nın 366. maddesi doğrultusunda belirlenmeli bulunacak miktara %30’u kâr payı eklenip davalıların ödedikleri bedel tenzil edilip her iki dava sonuçlandırılmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirlenen imalât bedellerinin hangi tarihler esas alınarak bulunduğu açıklanmamıştır. Davacı yüklenicinin ibraz ettiği
faturaların kadri marufunda olup olmadığı ve faturalarda belirtilen malzemelerin inşaatta kullanılıp kullanılmadığı da belirtilmemiştir. Davalı iş sahiplerinin ayıplı imalâta ilişkin davalarında ibraz olunan belgeler değerlendirilmemiştir. Öte yandan dava dilekçesinde yüklenici alacağının tamamı 221.406.948,962 TL olarak bildirildiğinden; talep gözetilerek bu miktarın %30’una tekabül eden kısmın kâr payı olarak düşünülmesi gerekirken 239.294,00 YTL’nin %30’unun hükme esas alınması da doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı alacağının saptanması, davalının döviz cinsinden ödemelerinin yapıldığı tarihlerdeki kurdan TL’ye çevrilerek davacı yüklenici alacağından düşülmesi, yine birleşen davada ayıplı imalâtın giderilme bedelinin tespit edilmesinden sonra her iki davanın sonuçlandırılması gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı ve birleşen davanın davacıları … yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmediklerinden lehlerine duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacılar … ve …’e geri verilmesine, 07.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.