YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13097
KARAR NO : 2006/15211
KARAR TARİHİ : 18.12.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.8.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın sıfat yokluğundan reddine dair verilen 15.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … Sertkaya vd. vekili, davalı hazine adına tescil edilen ve satılmak üzere ihaleye çıkartılan Kavaklı köyü 731 ve 732 parsel sayılı taşınmazların köy halkının … mera olarak kullandığı yerlerden olduğundan davalı adına olan tapusunun iptalini istemiştir.
Davalı hazine vekili, davacının davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını ve dava konusu taşınmazın mera olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bu tür davaları yararlanma hakkı bulunun köy yada belediye tüzel kişiliklerinin açabileceğinden bahisle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mera, yaylak ve kışlaklara ilişkin uyuşmazlıklarda, kimlerin dava açabileceğine ilişkin yasal düzenleme yoktur. Ancak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki meralar üzerinde, aidiyet iddiasıyla elatmanın önlenmesi, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma veya tesbitin iptali ve mera olarak sınırlandırma istemiyle açılacak davaları, taşınmazın bulunduğu köy yada Belediye tüzel Kişiliği açabileceği gibi doğrudanlık ilkesi uyarınca bu meradan yararlanma hakkı olan köy yada Belediye halkından bir yada birkaç kişi de açabilir.
Mera olduğu iddia edilen taşınmazın kadastro ile oluşan tespit sonucu veya sonradan diğer sebeplerle Hazine adına … mülk olarak tescil edilmesi durumunda da bu taşınmazın Hazine tarafından üçüncü kişilere devri yolu ile
veya herhangi bir nedenle … mülkiyete konu edilmesi halinde de yukarıda açıklandığı üzere hukuki yararları bulunduğundan … kişilerin bu taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemiyle dava açma hak ve ehliyetleri vardır.
Eldeki davada mera iddiası ile davalı adına olan taşınmazların tapusunun iptalini isteyen davacıların taşınmazların bulunduğu köyde oturdukları her iki tarafında kabulünde olup, adres olarak gösterdikleri ve kendilerine tebligat yapılan köyde taşınmazların bulunduğu köydür. Bu durumda dava konusu taşınmazların mera olduğunun ispatlanması halinde davacılarında yararlanma hakkı bulunmadığından bahsedilemez.
Belirtilen nedenle mahkemece; işin esasına girilerek yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak araştırma ve inceleme sonucu bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.