YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11114
KARAR NO : 2022/19002
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … İdaresi vekilinin, sigara ve puro harici diğer eşyalar yönünden temyiz hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemelerde;
I-) Katılan … İdaresi vekilinin, sanık … hakkında verilen beraat kararını temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-) Katılan … İdaresi vekilinin, sanık … hakkında verilen beraat kararını temyizi üzerine yapılan incelemede;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık …’nun hükümden sonra 09.03.2016 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III-) Sanık … ve sanık … müdafiinin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini ve katılan … İdaresinin ele geçen haplar yönünden temyiz hakkı bulunduğu gözetilerek haplar yönünden sınırlı temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
…’un işyerinde 15.09.2011 tarihinde ele geçen haplar yönünden de iddianamede dava açıldığı halde mahkemece bir hüküm kurulmadığı cihetle; suça konu haplar ile ilgili mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıklar … ve … ‘ün eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/23. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar … ve … lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla aynı Yasanın 3/5, 3/10, 3/23, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
1- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık …’ün eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.08.2011 iddianame düzenleme tarihinin 17.01.2012 olduğu,
Dairemizin bozulmasına karar verilen 18.12.2019 tarih 2015/28329 esas 2019/39041 karar sayılı, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/297 (E) ve 2014/408 (K) sayılı dosyasında suç tarihinin 09.08.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.02.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanık … yönünden temyiz incelemesine konu suç tarihinin 15.09.2011 olduğu, sank hakkında TCK.nun 43/1. maddesi gereğince Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/832 Esas sayılı dosyasında 11.07.2011 tarihli suç için 20.08.2011 tarihli düzenlenen iddianame ile hukuki kesinti olduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanık … ve sanık … müdafisi ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.