Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4921 E. 2009/4883 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4921
KARAR NO : 2009/4883
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Daha önce görülen taraflar arasındaki İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/1006 E. 2005/29 K. sayılı dava dosyasının yargılaması sonucunda verilen 08.02.2005 tarihli karar Dairemizin 17.07.2006 gün 2006/3154 E. 2006/4525 K. sayılı ilâmıyla onanmış, ancak “davada talep edilen miktara” kelimeleri kullanılmak suretiyle bilirkişi raporu kesinleştirilmemiştir. Dosyada bulunan 24.03.2000 tarihli “teslim tesellüm tutanağı” başlıklı belgelerden …’ın bağımsız bölümlerin birçoğunu teslim aldığı, davalı yüklenici kooperatifi ibra ettiği belirlenmiştir. “Teslim ve Tesellüm Tutanağı” başlıklı bu belgelerdeki imza … tarafından inkâr edilmemiştir. …’ın bu belgelerde diğer arsa sahiplerine vekâleten de imza attığı görülmektedir. …’ın diğer arsa sahipleri adına ibra belgesi düzenlemesi için kendisine verilen vekâletnamede bu konuda açık yetki bulunması gerekir. Diğer arsa sahipleri tarafından …’a verilen vekâletnamede ibra yetkisi bulunmadığından, …’ın diğer arsa sahipleri adına ibrada bulunması mümkün değildir. Dolayısıyla diğer arsa sahipleri yönünden olan eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosyada bulunan ibranameler sadece bağımsız bölümleri içermektedir. Bu ibranamelerde, ortak yerlerden söz edilmemiştir. Dolayısıyla ortak yerlerdeki eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerinin tahsiline karar verilmesi de doğru olmuştur.
Davacı … tarafından verilen ibranameler, sadece kendisine ait bağımsız bölümlerdeki eksik işler ile açık ayıplı işlerin giderilme bedelleri yönünden, davacı …’ı bağlar. Davacı … kendisine ait bağımsız bölümlerdeki ve paydaş olduğu bağımsız bölümlerdeki kendi payına düşen eksik işler ve açık ayıplı işlerin giderilme bedellerinin tahsilini ibraname verdiği bağımsız bölümler yönünden ibraname nedeniyle isteyemez. Ancak, ibranamenin verildiği tarihten sonra ortaya çıkan gizli ayıplı işlerin giderilme bedellerinin tahsilini ise gizli ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren derhal yüklenici kooperatife bildirmiş olması kaydıyla isteyebilir (BK. 362. mad.). Bilirkişiler tarafından bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece de bu konu üzerinde durulmadan davacı … yönünden de davanın tamamen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, önceki dosyaya rapor veren inşaat mühendisi bilirkişiden yeniden rapor alınarak, …’a ait veya paydaş olduğu bağımsız bölümlerdeki gizli ayıplı işlerin giderilme bedellerinin 2002 yılı serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesinden, mahkemece teslimden sonra ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığının değerlendirilmesinden, şartları varsa davacı … yönünden de gizli ayıplı işlerin giderilme bedelleri ile ibra vermediği kendisine ait bağımsız bölümler varsa, bunlardaki eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedellerinin tahsiline karar verilmesinden, …’a ait veya paydaş olduğu ibra kapsamına giren bağımsız bölümler ile gizli ayıplar yönünden süresinde ihbar yapılmayanlar hakkındaki eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerine ilişkin istemin reddedilmesinden ibarettir.
3-Davalı kooperatif bu dava yönünden dava tarihi olan 14.03.2005 tarihinde temerrüde düştüğü halde, faizin ilk dava tarihi olan 24.10.2002 tarihinden başlatılması da kabule göre bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.